Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. UÄŸur YiÄŸit, donanmanın babası kabul edilen ve bugün kuvvetteki birçok üst düzey askerin de komutanlığını yapan, fakat 1992'deki hain terör saldırısı sonucu ÅŸehit olan Ora. Kemal Kayacan'ı yazdı.
(İLGİLİ HABER) ORA. KAYACAN'A ANLAMLI ANMA
İŞTE ORG. YİĞİT'İN KALEMİNDEN ORA. KAYACAN
1968 yılıydı. TeÄŸmen rütbesi ile TCG TRABZON'da Seyir Subayı idim. O tarihlerde bir kısım gemilerin bakım onarımları Derince Bakım Onarım ve Destek Komutanlığında yapılıyordu.
Bizim gemimiz de onarım maksadıyla Derince'ye gönderilmiÅŸti. 3 gemi birbiri üzerine aborda olmuÅŸ durumda, Derince Bakım Onarım iskelesindeydik. Hafta sonu olduÄŸu için sadece nöbetçi vardiya personeli gemideydi. Ben vardiya amiriydim.
Nöbetçi vardiya personeli olarak günlük rutin faaliyetleri tamamlamış, yeni baÅŸlayacak haftanın hazırlıklarını yapıyorduk. AkÅŸam saatlerinde Subay Salonunda oturuyor iken, bir makina gürültüsü ve baÄŸrışmalar duyunca dışarı fırladım. Liman durumunda olduÄŸumuzdan devrede olan yardımcı makina ambeleye kalkmış ve overspeed atmadığından büyük bir gürültüyle çalışmaya devam ediyordu.
Makina başında nöbetçi olan er, duman ve meydana gelen aralıklı patlamaların korkusuyla dikey kaportadan dışarı çıkmış, bütün gücüyle "Makineyi durduramıyorum" diye bağırıyordu. Duyulan patlamanın ardından daireye kesif duman dolmuÅŸ ve hemen akabinde baca yangını baÅŸlamıştı.
Durum bir an önce müdahale edilmesini gerektirir hal almıştı. Ancak gemimizde uygun nitelikte duman maskesi yoktu.
İskele bordamızdaki ABD'den yeni gelen TCG SARIYER'den aldığımız duman maskelerini takarak Nöbetçi Motor Astsubayı ile daireye indik. YoÄŸun duman içindeki dairede yardımcı makine çalışmaya devam ediyordu. El yordamıyla yakıt valfını, battaniye ile hava bloverlerini kapattık. CO2 tüpleri ile yangına ilk müdahaleyi yaptıktan sonra daireyi tahliye ettik ve kaportaları kapatıp beklemeye baÅŸladık.
Bize çok uzun gelen bir süre sonra makine stop etti. Ancak o ana kadar yaÅŸadığımız dakikalar gemimiz için çok kritikti. Onarıma gelmemizin sebebi, sarnıçlardan sintineye olan yakıt sızıntısı idi. Bu nedenle hepimiz biliyorduk ki eÄŸer yangın büyürse, sintinedeki yakıt da alev alacaktı. Ayrıca bacada baÅŸlayan yangın bizi endiÅŸelendiriyordu, çünkü bacanın hemen altında BOFORS hazırlık cephaneleri vardı. Bir an önce bacayı soÄŸutmalı, dairedeki yangını söndürmeliydik.
Zamanla yarışıyorduk. Yan gemilerdeki tüm nöbetçi personel bizimle beraber soÄŸutma iÅŸlerine yardım ediyordu. Sonunda yangını kontrol altına almayı baÅŸarmıştık.
Biz yangını kontrol altına almaya uÄŸraşırken iskeleye gelen Makina Sınıf Okulları Nöbetçi Amiri, Donanma Komutanı Oramiral KAYACAN'ın bilgi almak için telefonla görüÅŸme emrini iletti.
Artık dairedeki dumanı tahliye edip, olay mahallini tam olarak kontrol altına almıştık. Ama hepimiz geçirdiÄŸimiz süre içinde çok yorgun ve stres altındaydık. Tüm bunların üzerine Donanma Komutanımızın telefonu heyecan ve stresimizi daha da arttırmıştı.
"Santral aracılığı ile Donanma Komutanımıza ulaÅŸtım. Kendimi rapor ederek yangının kontrol altına alındığını, can kaybı olmadığını, hasar tespitinin ancak ertesi gün yapılabileceÄŸini, ancak geminin duruÅŸ gücünü etkileyecek önemli bir hasar beklemediÄŸimi" arz ettim.
Heyecandan nefesim kesilmiÅŸ bir halde beklerken Donanma Komutanımız yumuÅŸak bir ses ve ÅŸefkatle "Evladım, geçmiÅŸ olsun sizlere bir ÅŸey olmamasına sevindim. Bu gibi olaylar iÅŸimizin tabiatında var, her ÅŸey halledilebilir. Yarın akÅŸamüstü geminize bir heyet göndereceÄŸim. O zamana kadar hazırlıklarınızı ikmal edersiniz. Varsa eksiklerinizi de tamamlarsınız" direktifini verdi. Tüm heyecan ve stresim bir anda kaybolmuÅŸ, Komutanımızın yapıcı ve güven verici telkinleri saÄŸlıklı muhakeme yapmamı saÄŸlamıştı.
MesleÄŸimin ilerleyen dönemlerinde benzer kaza ve olayların hemen akabinde bazı komutanların "Kim neden oldu, neden dikkat edilmedi, niçin tedbir almadınız?" gibi sualler ve eleÅŸtiriler ile olaya muhatap olan personelde olumsuz etki yaratan sorgulamalarına ÅŸahit oldum.
İnsan yaÅŸayan ve devamlı faaliyet içinde bulunulan her kurum ve birlikte kaza ve olayların olması doÄŸaldır.
Hedef bu kaza ve olayların asgari seviyede tutulmasıdır. Tabii ki ihmal, hata varsa gereken yapılmalıdır. Nitekim kaza inceleme heyetleri bu maksada matuftur. Ancak kazanın hemen akabinde olayın gerginliÄŸi içinde bulunan personelin beklentisi sadece moral veren birkaç sözden ibarettir.
Ders alınacak konuÅŸmasıyla bana çok ÅŸey öÄŸreten deÄŸerli komutanım Oramiral Kemal KAYACAN üzerimde büyük bir tesir bırakmıştı. Meslek hayatım boyunca karşılaÅŸtığım benzer olaylarda o gün kendisinden öÄŸrendiÄŸim üslup ve yaklaşımı daima hatırladım ve uygulamaya çalıştım.
Bu vesile ile kendilerini saygı ile anıyorum.