ASKERHABER.COM ::: TARAFIMIZ TÜRKIYE
Sosyal ilan
ORG. BALANLI: "BELGELERİ DİKKATE ALMIYORLAR"
YENİ ASKERLİK KANUNU NELER GETİRİYOR?
TÜRKİYE NATO'DA 10 YILDIZ KAZANDI
4 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ, BİR ŞEHİT
MİT'E BİR FETULLAHÇI DAHA

MİT'E BİR FETULLAHÇI DAHA

  03 Ekim 2011, Pazartesi 12:17:30 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MİT'E BİR FETULLAHÇI DAHA

Fetullahçı polisler listesinde 15'inci sırada yer alan Aktepe, "dinleme"nin başına getirildi
107 31       Haberi Arkadaşına Tavsiye Et Yazdır..

Telekulak merkezinin başına Fetullahçı olarak bilinen Basri Aktepe atandı. Aktepe, MİT bünyesindeki dinlemelerin yapıldığı Elektronik ve Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı'na getirildi. Polis kökenli teknik istihbarat uzmanı Basri Aktepe, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı bünyesinde de çalıştı. Aktepe'nin adı, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün hazırladığı hazırladığı Fethullahçılar polisler listesinin 15'inci sırasında yer alıyor.

Hükümet-pkk görüşmesinin basına sızmasının ardından, MİT'te kritik bir dizi görev değişikliği oldu.

Milliyet'in haberine göre Tokyo Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç, MİT Müsteşar Yardımcılığı’na getirildi. Personel Daire Başkanlığı ve Başkan Yardımcılığına iki kaymakam atandı. MİT akademisine ise 13 yeni personel alındı.

En önemli atama ise dinlemelerden sorumlu Elektronik ve Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı'na yapıldı. Kamuoyunda Fethullahçı olarak bilinen Basri Aktepe, Elektronik ve Teknik İstihbarat Daire Başkanı oldu.

Polis kökenli teknik istihbaratçı Basri Aktepe, Polis Akademisi'nden mezun olur olmaz, Emniyet İstihbarat Dairesi'ne nokta ataması yapılan isimlerden. Basri Aktepe'nin adı, 1999 yılında Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral'ın DGM Savcılığı'na sunduğu Fethullahçı polisler listesinin 15. sırasında yer alıyordu.

Aktepe, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın kurulmasının hemen ardından, kurumdaki en önemli birim olan Teknik Daire Başkanlığı'na getirildi. Aktepe böylece, MİT'e devredilen Genelkurmay Elektronik Sistemler'i (GES) de yönetecek. Basri Aktepe ismi, 49 hakim- savcı ile Yargıtay'ın telefonlarının dinlendiği 2009 yılında birçok kez gündeme geldi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Tayyip Erdoğan'ın Basri Aktepe'yi hastane de ziyaret ettiğini açıklamıştı.

BAYRAK GARNİZONU DA GİTTİ

MİT, Genelkurmay Başkanlığı’nın “yasadışı dinleme” yaptığı iddialarına neden olan Bayrak Garnizonu’ndaki dinleme üssünü de devraldı. 12 Eylül İhtilali'nin Bayrak Garnizonu’nunda planlandığı iddia edilmişti

« Önceki Haber Sonraki Haber »

Facebook Facebook Google Google Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Diigo Diigo Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo twitterTwitter Digg Digg

 
ETİKETLER : ,
Sosyal ilan
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
 
demir
 
Gerici tayyip ve fetonun ukala gerzek yagcilari

zirildayan fetonun ve onun yalaka müritlerinin sonunu getirmek lazim ama bunlara her turlu kapilari acan akp ve tayyip efendi gibi dinci seriatci adamlarla olmaz bu is. atatürk ün laik cumhuriyeti islamist gericilere birakilmayacak yapilanlarin hesabi bu türban tapinicilarina kesilecek elbet
 
selimmee
 
tam bağnazlaşmıssın senin anlattığın laiklik kenan evrenin darbecilerin laikliği

laiklik olmasaydıda bu yazıyı yazardım israil de laiklik varmı aksine tam tersi yahudiliğe göre yönetiliyor suudi arabistanda laiklik varmı yok orada şeriat la yönetiliyor onlarda internete yazı yazıyorlar ama senin gözlerin kör olmuş ne yapayım senin ananı karını kızını neneni zamanında çanakkalede laiklikmi yoksa laiklermi kurtardı savaşta dahi namazını terketmeyen kahraman ordunun neferleri kurtardı o son mermiyi koyan atan zat gemyi batıran zat laikliği duymamış dı bile senin kör aklında tasvir ettiğin laik lik yüzünden binlerce müslüman kardeşine diğer binlerce müslüman kardeşin tecavüz ediyor ve karınlarında zina cocuğu taşıyor sen laikliğinle kendi milletine tecavüz ediyorsun sonra kalkıp ırak ı afganistanı amerikan askerlerini anlatıyorsun hangi beşinci çocuktan bahsediyorsun anan karın kızın komşun akraban yüzbinlerce cocuğa hamile hemde kendi milletinden vatandaşından ,dikkat et amerikan askerinden de deil kalkıp konuşuyorsun sizin laiklik anlayışınızı çok iyi biliyoruz tamamen kenan evren anlayışı başka bişe deil laiklik kisvesi altında halkına zulum etmek siz ondan bağnaz laik siniz bu sözleride hak ediyorsunuz laik de deilsiniz sadece kullanıyorsunuz kafanıza göre sağa sola çekiyorsunuz sizin laikliğiniz atatürkün öğrettiği laiklik deil çıkın laiklik kisvesi altından sonra ne yapiyorsanız yapin
 
selim
 
heheye yazım

hehe önce delikanlı ol bagnaz laikler derken o kafanada sok yazımı laiklik olmasaydı bu yazını yazamazdın internet diye bişey olmaz afganistanda ırakta oldugu gibi karın veya kızın şuan usa kı askerler tarafından hamile olarak geziyodu belki usa lı askerlerden 5inci çocugun yoldaydı bilmem anladınmı.

 
hehe
 
hehe

bağnaz laikler mengelliye ne laf atıyon zorunamı gitti bağnazzzzzzz layik layikmisin layikim sen buna layiksinnn
 
hakan
 
mengenliye

adam ol aklını alırım senin

 
gökhan
 
cevabım mengenlime

bagnaz laikler demişler kardeş senin şu internete bile girebilmene olanak saglayan sistem laiklikten kaynaklanıyo en bariz örneklerinden birini verdim ama senin gb mollacı amerikacı manda ve himayeyi kabul eden zihniyetlerin ülkemizde işi yok siz bu vatanın evlatları degilsiniz sizler şeyh saitin torunları mollacısınız yani dış kapının mandallarısınız bu ülke sarmadıysa bu ülkenin en zenginleri siz ve yandaşlarınız oldu iranda doya doya yaşayabilirsiniz düşüncelerinizi sizi gizli pkklılar siziii
 
Cemal
 
BOZACI'NIN ŞAHİDİ ŞIRACI OLUNCA:

İçinde GES Komutanlığının yer aldığı Bayrak Garnizonu'nun, MİT'e devredilmesi üzerine, MİT dinleme ve istihbarat toplama biriminin başına atanan bu zat hakkında, herkese açık kaynaklardan kısa bir araştırma yaptım ve çok ilginç verilerle karşılaştım:

Bu zat-ı muhteremin (!) Rahmetli Özal devrinden itibaren uzun yıllar Amerika'da resmi görevli olarak kalması ve (!) FBI Ulusal Akademisi Mezunu olması, Zir Vadisindeki Özel Kuvvetlere ait eğitim sahası'nda Ergenekon Bombaları-Patlayıcıları araması yapan polislerin kendi aralarında yaptığı özel konuşmaları aklıma getirdi:

Sanki yeni inşa edilecek bir binanın temelini kazıyormuşçasına büyük dev gibi kepçelerle bomba araması yaparken :))) buldukları çok özel ve hassas bir patlayıcı türü olan, plâka halindeki datasheet'ler hakkında, kendi aralarında konuşurlarken "dün, evvelki gün Amerikalı uzmandan bunun kursunu aldık... İki gün önce bunun kursunu aldık..." sözlerini ve Amerikalı eğitmenlerine "Abi" diye hitap ettiklerini kulaklarımızla duyduk, gözlerimizle seyretik. (http://www.odatv.com/n.php?n=iste-amerikalilarin-ergenekon-polislerine-verdigi-egitimin-belgesi-1402111200 ve http://tr-tr.facebook.com/video/video.php?v=167593849955459)

Tabi anılan video kayıtlarını kendi sitelerinde yayınlayan Oda Tv ekibi bu deşifrasyon işinin mükâfatını, Ergenekon suçlamasıyla Silivri Zindanı'nı boylayarak aldılar. Tutuklamanın ana gerekçelerinden sayılan o yayınlanmamış kitap meselesi, bana göre, dikkatlerin yanlış yöne yoğunlaşmasının sağlanmasından, yani işin kılıfına uydurulmasından öte bir anlam taşımıyor.

B. Aktepe'nin 07.01.2009 tarihinde yayına konulan savunma metnine gelince, her ne hikmetse :)) Fethullah Gülen'e ait resmi sitesinde duruyor. Arzu edenler vereceğim linkten bu metni okuyabilirler. (http://tr.fgulen.com/content/view/16546/11/) Adım gibi biliyorum ki, vakti zamanında İsmail Kizir'e ait ilginç bir makalenin içeriğinin okunması için verdiğim linkin (Cemaat şimdi haddini aştı! - İnternet Adresi: http://www.tumgazeteler.com/?a=6745790) başına geldiği gibi, bu verdiğim linkte, bu haberden sonra anında toz edilecektir. İşte bu yüzden anılan tekzip metninden alıntı yapmak, tarihe not düşmek açısından çok yararlı olacaktır:

Hürriyet Internet sitesinde 2 Haziran 2008 tarihinde Fatih Çekirge'nin "Fethullahçı Polis Dinlemenin Başında" başlığıyla kaleme aldığı yazı polis Basri Aktepe'nin Avukatı ... tarafından tekzip edildi.

Tekzip metni şöyle: "Fethullahçı polis dinlemenin başında" başlıklı haber, gerçek dışı ve kamuoyunu yanlış bilgilendirici niteliktedir.

Bir kamu görevlisi olarak yaşamım boyunca, hiçbir örgüte mensup olmadığım gibi bunu çağrıştıracak herhangi bir tutum ve davranışım olmamıştır. Meslek yaşamımda birçok kamu görevlisinin ulaşmak istediği çok sayıda takdir, teşekkür ve taltif ile ödüllendirildim.

Devlet memurluğu görevimi ifa ederken, Anayasa ve kanunlara bağlı, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, gerek kamusal gerek özel yaşamımda hukuk kurallarının tarafıma yüklediği her türlü ödev ve yükümlülükleri hakkıyla yerine getirmeyi bir görev ve sorumluluk bildim. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan, güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunmam, aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılmam ve bunlara yardım etmem söz konusu olamaz.

Bugüne kadar görevimi yerine getirirken herhangi bir siyasi parti, kişi ve zümrenin yararını ve zararını hedef tutan bir davranışta bulunmadım. Görevim sırasında dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmadım.

Emniyet teşkilatı içerisinde görev yapan bütün kamu görevlileri hukuka aykırı her türlü söz, eylem, tutum ve davranışlarının hesabını vermek zorundadırlar. Bu konuda en küçük bir tolerans görmeleri mümkün değildir. Hakkımda iddia edilen konularla ilgili bu güne kadar herhangi bir inceleme, soruşturma ve yargılama sonucunda uyarı, ihtar ya da ceza verilmesi söz konusu olmamıştır.

...Tekzip metninin özeti işte bu. Pek tabiki, Atatürk Türkiyesi'nden, Ulus Devletden, Üniter Yapıdan yana bir Türk Evlâdı olarak, tekzip metninde yer alan ifadelerin doğruluk derecesinin takipçisi olacağız, olmak zorundayız. Ama şunu söylemek zorundayım: Tekzibi yayınlayan sitenin adresi, benim aklıma sadece şu darbımeseli getiriyor: "Merd-i kıpti şecaat arzederken, sirkatin söylermiş."

Şimdi gelelim resmin bütününe, yani puzzle'ın parçalarının tümünün yerine konup, hep birlikte yorumlanması işine:

01 - : Ergenekon davasının başlangıç düğmesine, 05.Kasım.2007'de, Beyaz Saray daki Erdoğan-Bush görüşmesinde basıldığını, zamanın Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru'dan öğrendik. Ergenekon davasına başlanmadan önce Türk Milletine sunulan sav yani gerekçe neydi? "Soğuk Savaş dönemi şartlarında kurulduğu söylenen Avrupa ülkelerinde 1990'larda temizlenen Nato'nun Gizli Ordularının Türkiye'deki karşılığı Ergenekon olup, Amerikancı, Natocu, fitne fesat çıkarıcı, kardeş kanı dökücü bu darbeci yapının üzerine gidilecektir."

Ama dava sürerken, zaman içinde gördük ki; temizlenenler sadece antiemperyalist özelliği öne çıkan insanlar, Vatanseverler, Milliden yana olanlar hep okkanın altına gidiyor. 28 Şubatın en öne çıkan figürü Çevik Bir vb.lerine gelince, her nedense kılına bile dokunulmuyor. Hatta JINSA gibi Washington'un önde gelen Yahudi Think Thank'lerine uğranıldığında deliğe süprülmemek uğruna ve güçlü Yahudi Lobilerinin aktif desteğinin sağlanabilmesi için, sarmaş dolaş biçimde yanak yanağa pozlar veriliyor.

02 - : Ergenekon ve buna benzer davaların (balyoz) tezgaha konulabilmesi ve toplum nezdinde inandırıcılığının sağlanabilmesi için, akıl verici ve yol gösterici akıldaneler-hocalar olarak, ABD'den 35 veya daha fazla CIA mesubunun Türkiye'ye giriş yapıp, aktif görev aldığını, yine açık kaynaklardan öğrenmiş bulunuyoruz.

03 - : Yine elimizde Türkiye'nin federatif yapıya dönüştürülebilmesi ve Kürt Açılım işine işlerlik sağlayabilmek için ABD Dışişleri bakanlığı gözetiminde yol haritası olarak hazırlanan bir David L. Philips raporu var. (http://www.acus.org/files/publication_pdfs/65/ConfidenceBuildingBetweenTurksandIraqiKurds.pdf) Son şekli Haziran 2009'da verilip yayınlanan, ABD menşeli, Pentagon mahreçli olduğu hiç kuşku götürmeyen ve bizim ülke yöneticilerine Kürt Açılımının Yol Haritası olarak verildiğinden hiç kuşku duymadığım o rapordan işte bir kaç madde:

a - Terör olayları sorununun nihai çözümü, "PKK liderleri ve birlikleri için af organizasyonu yapmakta yatmaktadır."

b - Türklük tanımını değiştirin, Türküğü vatandaşlık olarak tanımlayan Anayasa'nın 7. maddesini değiştirin. Terörle mücadele yasasındaki 215, 216, 217, 220. Maddeleri ve Türk Ceza Kanunundaki 301. Madde gibi gerici yasal maddeleri (Türk Devleti ve Türküğe sövenlerin yargılandığı madde)'de yürürlükten kaldırın. (Mahir Kaynak bu maddeyi "...Benim istediğim de Türkiye’yi Türklerin yönetmesi. Ama izin vermiyorlar" şeklinde açıklıyor.)

c - Yargıyı ıslah edin. Katı, hesap sorulamaz ve aşırı tutucu olan yargının ıslahı için gerekli yasal anayasal düzenlemeleri çıkarın.

d - (Irak'ın içine eden ve düşmanla işbirliği yapmakta hiç çekinmeyip, kendisini koç başı, truva atı olarak kullandıran) Kürt liderlerle ilgili Türklerin kafasında oluşan hain, düşman algısını değiştirin. Bunların Türkiye'ye daha çok ziyaret yapmasını ve ilişkiler geliştirmelerini sağlayın.

e - Türkler fedaralizmi bölünmeyle eş anlamlı gördüğünden, normal vatandaşca anlaşılması zor ve daha az göze çarpan "Ademi Merkeziyet" Plânlarını tasarlayıp devreye sokun....vs. vs.

04 - : Yine Tuncay Güney'in Yeniçağ Gazetesinden Yazar Behiç Kılıç'a gönderdiği ve 02.Şubat.2010 tarihinde gazetede yayınlanan (http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11885) maddeler listesi var:

a - : Uluslararası güçler Türkiye'ye hükmedemiyordu...Bu Ergenekon operasyonu iktidarda hangi hükümet olursa olsun, mutlaka yapılacaktı...

b- : Ergenekon operasyonu ile başka bir Ergenekon (Nato'nun gizli Orduları yani Gladyo) gizlendi...

c - : Hava çok sıcak, (01.Mart.2003 tezkeresinin reddini kastediyor) birinin klimanın düğmesine basması gerekiyordu. Ergenekon operasyonu ile düğmeye basılmış oldu...

d - : ABD de olsa bile olsa, ekonomi siyasete bağlı. ABD'deki kriz seçim ayında çıktı. Bankalar seçim ayında çöktü ve hiç gelmeyeceği düşünülen Obama iktidara geldi. Eğer Ergenekon operasyonu bitecek olursa ekonomik kriz çıkar. Türkiye dahil bir ülkeyi en iyi ekonomik krizle batırırsın...

e - : Türkiye'nin ekonomisi ve siyasetini ele geçirmişler. Büyük devletler, küçük devletleri krizle yönetir. Bu siyasi kriz olur, ekonomik kriz olur, terör krizi olur.

f - : Türkiye'yi ancak gerçek Atatürkçüleri yıkarak ele geçirirsin...

g - : 01.Mart.2003 tezkeresi'ne (ABD)'ye askerler karşı çıktı. TSK eğer isteseydi 01.Mart tezkeresi geçmezmiydi? Mecliste o kadar milletvekiline ret oyu verdiren güç neydi? Cevap ABD'ye göre; TSK içindeki gizli bilinmeyen yapı...

h - : Harp Akademileri'ne operasyon ne zaman yapılacak?, merak ediyorum...

ı - : Türkiye bir dönemden geçiyor. Ulusal Güçlerin de istediği yeni bir yapı oluşuyor.

04 - : 1984 den sonraki Özallı ANAP döneminde polislerin ABD ziyaretlerine başlaması hakkında, o partinin önemli figürlerinden Bedrettin Dalan’ın yaptığı bir değerlendirme 2. Ergenekon davasının ek klasörlerinde ise şöyle yer almakta:

“Harp Akademileri’nin daha eleştirel, daha ulusal, milli çıkarlarını daha öne alan tavrı ile Türk Silahlı Kuvvetleri yavaş yavaş, son 20-25 yıl içerisinde oldukça güzel bir yere geldi. TSK artık bir Türk Ordusu haline dönüştü. Bu durum eskiden söz konusu değildi. Silahlı Kuvvetler, dışarıdan gelen isteklere sadece onların nazarıyla değil, Türklüğün penceresinden de bakmaya başladı. Tabi bu uluslar arası dengeler açısından fevkalade kötü oldu. Özellikle Turgut Özal'ın kışkırtmasıyla, Amerika, yavaş yavaş, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ürkmeye, çekinmeye başladı.”

Silahlı Kuvvetler’in karşısına önce polis dikmeye kalkıştılar. Bu, rahmetli Özal’ın projesiydi. Ben o zaman Özal'ı uyardım. Bakın sarımsağın karşısına soğanı dikiyorlar. Fethullah Hoca’yı da o yapının içine yerleştirdiler, adamlarını da. 20-30 tane Fethullahçı öğrenciyi Amerika’ya gönderip eğitim yaptırıp, Polis Akademisi’nin içine hoca olarak sürdüler.” (Milliyet, 5 Mayıs 2009)

Hem B. Dalan’ın, hem de bu konuşmayı önünde yaptığı Jandarma İstihbarattan Em. Tuğg. Levent Ersöz’ün bugün Ergenekon Davası sanığı olduğunu hepimiz biliyoruz. B. Dalan'ın öne sürdüğü cemaatçi polis yapısı içinde, istihbaratçı olarak yer aldığı iddia edilen Aktepe, ABD’de dil eğitiminin ardından 184. Federal Araştırma Bürosu (FBI) Ulusal Akademisi’nde eğitim gördü ve 1996 yılında mezun oldu.

05 - Fettoş'un yeni dünya özlemcilerine bu kadar cazip gelip Pensilvanya'ya götürmelerinin ardında yatan ana sebepler arasında 28 Şubat döneminde yaptığı bazı ilginç çıkışların katkısı oldukça fazla. Bu çıkışlardan birisi bugünlerde oldukça önem kazandı ve resmen yürürlüğe kondu. Ne diyordu Fettoş o günlerde, 28 Şubatçılara ve onun medyadaki elitist sevdalısı uzantılarına, şirin gözükmek için?

05 - a: "İran'la aramızda mezhep farkı değil, din farkı var." Yani "İran şiileri ve şii dünyası bizim inanç dünyamız içinde müslüman safında bile değil. Dolayısıyla onlarla hiç bir şekilde ittifak yapmamız mümkün değil. Bizim cemaatimizi önceliklerimizi, Beşir Atalay'ın Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü sırasında orada var olduğu söylenen yapı ile falan karıştırmayın. 12 Eylül sonrası Kenan Evren ve arkadaşlarına ABD'den dendiği üzere, bizler de iyi çocuklarız."

O zamanki asker ve sivil yöneticiler tarafından sevinçle karşılanan bu iddianın önemi ise bugünlerde işlerlik kazanmış durumda: Suriye ve onun ardından gelecek İran seferi. Mahir Kaynak benzerlerince bugünlerde bizlere usul usul söylenmeye, alıştırılmaya başlanan tez ne?:

a - : Diyoruz ki, “Doğu Akdeniz’de gemilerimiz gezecek. İsrail’e karşı...” Ben de diyorum ki, ya o gemiler Suriye’ye karşı olursa!... Olabilir mi? Suriye’de savaş çıkacak galiba. İran gemileri Doğu Akdeniz’e geliyor. Doğu Akdeniz dediğimiz zaman en büyük kıyı Suriye’dedir. O bölgeyi de biz kontrol edeceğiz. Zaten Suriye’ye yakında müdahale etmemiz de söz konusu..."

b - : Yani Osmanlı döneminde olduğu gibi mi olacak? " Osmanlı demeyelim... Şimdi Arap ülkeleri zaten kendileri, “NATO buraya girmesin” dediler. Burada Esad’ı biz tasfiye edeceğiz, güya demokrasiye aykırı bir diktatörü tasfiye edeceğiz! Ama hayır öyle değil, aslında biz orada Şii egemenliğini kırıyoruz."

c - : Yani Sünni Müslümanları iktidara mı getireceğiz? "Evet. Sünni Müslümanları biz iktidara getireceğiz ve İran’la ilişkilerini ortadan kaldıracağız... Bu küresel model, Erdoğan geldiği zaman kurulmadı. Daha evvelden kurulmuştu. 13 Ocak 1991 tarihinde bir beyanatım var Nokta Dergisi’nde. (Mülakat Tarihine dikkat: Soğuk savaşın bitiminin hemen ertesi gündeme konulan yeni küresel projeyi dile getiriyor.)

05 - b: Yine ABD'ye gitmeden önce "Hoşgörü" olarak tanıtılan, "Dinler arası diyalog" monologlarınn birinde çekildiği sanılan video görüntülerinde, (http://askerhaber.com/haber/3739/ilk-kez-itiraf-ediyor.html, http://askerhaber.com/video.php?id=570&title=gulen-den-%C4%B0nanilmaz-sozler) ne diyor Fettoşumuz?

"Aynı zamanda semavi dinlerle başlayarak Musevilik gibi, Hıristiyanlık gibi, Müslümanlık gibi... Bunlar 3 büyük din olarak sayılıyor. Gerçi Budizmde de var. Bir ahlak dini o. Şimdilerde semavi dinler olarak bilinenler bu dinler. Bunlar arasında bir uzlaşma başlatılırsa merkez de böyle başlamış olur.

Bu daha da geniş bir açı şeklinde kendisini hissettirebilir zannediyorum. Bu işin içine Budizm de girebilir, Brahmanizm de girebilir hatta ateistler de girebilirler. Tarihten kalma Anemistler de girebilirler. Önemli olan, böyle bir açılımı gerçekleştirmektir.

Bunu siz ilk adım sayabilirsiniz, ilk basamağı sayabilirsiniz. Merkezde böyle küçük bir açı küçük görünebilir fakat vaat ettiği şeyler itibariyle muhit hattında kocaman bir açı haline gelebilir. Ben öyle bir açı haline geleceğini inanıyorum."

...İşte 1999'lu günlerde Fettoş'un ağzından çıkan bu iki gerekçe, Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrasya daki tüm Müslüman Arap veya Türk mazlum milletlerin, bugünlerde yeniden tanziminde, yeni dünya düzencilerinin ana manivelasını teşkil etmekte. Bu gerekçelerden birincisi Şii dünyasını hedef gösteriyor diğeri ise sünni dünyanın İslami hayat felsefesini, emperyalizme karşı olan cihad bakış açısını. Eğer bu BOP projesi bir başarıya ulaşacak olursa, işin sonunda hiç bir şeyi özgürce sorgulama kabiliyeti kalmamış, ne verilirse sorgulamadan yutan, Irak'ın şimdiki içler acısı halini andıran, köle zihniyetli insanların yer aldığı, bölük pörçük cemaatimsi yapılardan oluşan bir sanal dünya kurulacaktır.

Sonuç olarak: (bugünlerde bu konuya dikkat çeken Ali Rıza Üçer gibiler bu kısmı çok iyi okusun.) 1990'lı yıllarda Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı vb. gibi siyasi aydın cinayetlerinin adresi konusunda ABD hempalarının verdiği gazla, elitist yönetici kadrodaki ana hakim düşünce, yaşayan İslâmın orasının burasının eğiltilip bükültülüp (Nasrettin Hoca'nın, Leyleğin kanatlarını, kuyruğunu, boynunu, gagasını ve bacaklarını kestikten sonra "şimdi kuşa benzedin" demesi gibi bir şey) batı dünyasının sindirip kabul edebileceği bir moda döndürülmesi düşüncesiydi.

İşte bugünlerde küreselcilere teşne olan cemaatin, o günlerdeki söylemleri aynı elitist kesime ve temsil ettikleri camiaya, 1990'larda adeta can simidi gibi gelmişti. Katı Refah veya Light DYP çizgisini temsil eden, ona güç veren, Türkiye içine dönük cemaat yapılarına söylemlerine, giyim tarzlarına kızıp, bu pek yenilikçi ılımlı söylemci cemaatin kuyruğuna takılanlara, Gazeteci ve Yazarlar Vakfı çevresinde kümelenlere şöyle bir baktığımızda, Oktay Ekşi, Bekir Çoşkun, Nail Güreli, Müjdat Gezen, Hayrettin Karaca dan tutun, Rahmetli Ecevit ve partisindeki anlı şanlı politikacılara (ama şimdi adlarını, neler yaptıklarını bile kimse bilmiyor) kadar, kimler görmedik ki :))

Tabi, 1990'ların başında soğuk savaşın bitiminden itibaren emperyalistler tarafından geliştirilip piyasaya sürülen, güler yüzlü, Vernel'le yumuşatılıp pek ılımlı hale getirilmiş, adeta leylek gibi orası burası hadım edilmiş bu Protestan İslamlığı politikasının ülkemize ne getirip ne götüreceği pek anlaşılamadığı için, bugünlerde uçuruma doğru koşa koşa giden Türkiye manzaralarını, Ergenekonu, Balyozu, Silivri'yi Hasdal'ı, parçalanma senaryolarını, yeni dünya dininin bu sefer evangelist uygulamalarını bire bir yaşıyoruz.

Buradan, herkesce alınacak olan dersler nelerdir?:

01 - : Rahmetlik Erbakan'ı, partisini, politikalarını seversiniz sevmezsiniz, ama gerçek olan şu: Bazı uçuk kaçık fikirleri olsa da, asla emperyalizmden (başımızın püsküllü belası ABD'nin politikalarından) yana olmadı, her fırsatta onlara karşı durdu. Dini söylem bazında aşırılıkları olduğunu ben de kabul ediyorum. Ama, en azından hep içe, Türkiye'ye dönük, milli olandan yana politikaları benimsemiş ve kontrolü altındaki kitleyi de buna inandırmıştı.

Ama 28 Şubat sendromunun yarattığı inanılmaz saldırgan ortam, işin önünü, ardını, siyasi ortama ne getirip götüreceği hiç düşünülmeden partisinin (vampirler, kan içici yaratıklar söylemiyle) defalarca kapatılması, milli politikalardan, doğu ikliminden yana olan kontrolü altındaki kitleyi (Erbakanla, partisiyle olmuyor. ABD ve AB'ye uyumlu olmamız şart, yoksa bizi biçmeye hep devam edecekler) yılgınlıkla ondan koparttı ve Türkiye siyasi arenasını küresel rüzgarlara sonuna kadar açtı. O zamanın asker sivil yönetim kadrosunda olanların bir şeye odaklanmaktan başka hiç bir şeyi göremeyen davranışları, dünya üzerinde meydanlarda uçuşan oyun teorisi resim karelerini okuyamamaları, bugünlerimizi hazırlayan en önemli etkenler arasında sayılabilir.

Geçen seçimler öncesi konuşmalarıyla hep ilgimi çeken CHP Yalova Milletvekili Muharem İnce, Türkiye'nin hal-i hazırdaki siyasi politik manzarasının içler acısı hali karşısında, yana yakıla şunları söylüyordu: "Bizim daha önceki partilerle, hatta RP çizgisinde olanlar ile bile, en azından bir kesişim kümemiz vardı. Milli politikalar söz konusu olduğunda hepimiz tek vücut olabiliyor birleşebiliyorduk. Ama AKP gibi yeni dünya çizgisinden yana partiler ile, devletin milletin bekası söz konusu olduğunda, milli politikalar elzem hale geldiğinde bile buluşamıyoruz. Onlarla en ufak bir keşisim kümemiz yok." Küresel rüzgarlara uyumlu, ülkemizdeki emperyalizm gerçeğinin nerelere kadar uzandığının, ülkemiz politikacılarına nelerin dayatıldığının ve bu durum karşısında çaresizliğimizin en yalın anlatım şekli işte bu. Muharrem İnce'nin bu veciz sözleri üzerine başka bir şey söylemeye, herhalde hacet yok.

AKP ve Cemaat gerçeğinin ve günümüzde emperyalizme yol veren uygulamalarının 20 yıllık en kısa özeti işte bunlardan ibaret. Ne niyetine istersen, bozdur bozdur harca kardeşim. 12 Eylül ve 28 Şubattaki devleti yönetenlerin ana politika yanlışlıklarının, önünü bile görmekten aciz bazı liderlerin sadece günü kurtarma amaçlı gaflet eylemlerinin sonucunu, şimdilerde Atatürk Cumhuriyetinin, Ulus devletin üniter yapının, milli olandan yana olmanın ne biçimde eridiğinin, capcanlı örneklerini acı içinde her gün görerek ödüyoruz. "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az" diye boşuna söylememişler.

2010 Mayısında, Meclisteki Anayasa Maddelerinin değişikliği çalışmaları (HSYK, AYM, Yargıtay ve Danıştay gibi ana yargı kurumlarındaki Atatürkçü, ulusalcı, üniter yapıdan yana olan çizginin teslim alınabilmesi için) sırasında, buna geçit vermeyeceği anlaşıldığı için, genel oylama gecesi bir kaset operasyonu ile CHP'nin başından uçurulan Deniz Baykal sonrası CHP'nin çizgisinin nasıl değiştiği, küresel rüzgarlara nasıl uyumlu hale getirildiği ve partinin içinde kimlerin politika yaptığı artık herkesin malumu. İşte bu porno kaset imal işinin de arkasında, aynı yapının olduğu iddia edilmekte. (http://www.turkcelil.com/?p=39028)

MHP genel seçim öncesine kadar gayri milli devleti yeniden yapılandırma, buna direnen Türk Ordusunu imha etme politikalarına çok direnmesine karşın dünya kadar porno kaset operasyonuna maruz kalmaları sonucu genel başkan yardımcılarının nerede ise hepsini yitirip "sıra Başkanınıza geldi, haberiniz olsun ha!" suçlamasına da düçar olunca, şimdilerde görüleceği üzere "mademki direnemiyoruz, bari zevk almaya bakalım." pozisyonuna evrilmiş durumdalar. Yazık, çok yazık. Şimdilerde kuzu gibi sadece olayları seyrediyor ve yemek için gözü kendini kesen kurdun kendisine acımasını bekliyor. Ama bunlar nafile çabalar. MHP'ye gönül vermiş tüm kardeşlerimin bu söylemimden alınacağını, üzüleceğini hatta kızacağını tahmin ediyorum, ama Türk Toplumu tarafından görünen manzara, algılama şekli işte bu arkadaşlar. Artık bu algıyı nasıl üzerinizden atarsınız, ben bilmem?

Herkesin anlaması gereken bir gerçek daha var. Cemaatin önde gelenleri ne Erdoğan'ı, ne de onun önde gelen akıl hocalarından Atalay'ı hiç sevmez. Hatta B. Atalay'dan "İrancı, İrancıları koruyor" diye nefret bile eder. Beşir'in de o cemaatçi yapıyı günahı kadar sevmediği, onu az çok tanıyan herkesin malûmudur. O zaman bunlar nasıl işbirliği yapıyorlar derseniz, "Türkiye'nin dönüştürülmesi yolunda yakın hedefleri birbirleriyle şimdilik örtüşüyor" diyebilirim.

Ama iş Mavi Marmara olayının vukubulması ve sonrasında olduğu gibi İsrail ve ABD'nin çıkarları söz konusu olduğunda, Fettoş ve ekibi taaa Pensilvanya lardan vaaz-ı nasihate başlar. Salya sümük de ona bakarak "hocamız ne diyorsa, doğrudur, o her zaman doğru söyler" der.

AKP'nin şimdiki yönetim kadrosunun kazasız belasız, Cemaatin önceliklerine zarar vermeyecek şekilde 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar götürmelerinden sonra, işleri değişecek hedefleri daha da büyüyecektir. İstekleri şu: Şimdi 864 rakımlı tepede mukim, Kürt Açılımcısı Norşincinin 2014'de Başbakan olması ile birlikte, onun koruyup gözettiği USAK benzeri yerlerde yetiştirip, emri altondaki YÖK vasıtasıyla ülkenin bütün üniversitelerine yerleştirdiği cemaatçi kadrolarının (ben fakirin "uyuyan ajanlar" diye tarif ettiklerim) yollarını dört gözle gözlemekteler. Buna Menemen'de Kubilay'ın başını kesip şehit eden o hainin malûm torunu bizim Salya-Sümük'te dahildir. İşte o zaman geldiğinde, İlahların (ABD ve İsrail) önüne Erdoğan ve arkadaşlarını atmakta bir nebze olsun tereddüt etmeyeceklerdir.

02 - : Hiç kimse İslam dinini hafife almaya, küçümsemeye falan kalkmasın. Ruh derinliklerinde onu yaşamasa, bazı ritüellerine pek inanmasa bile, en azından lâiklik çerçevesinde insan olarak kanunlar çerçevesinde bari olsun, saygı duysun. Hele İslâmın orasıyla burasıyla oynamaya budamaya hiç kalkmasın, yoksa İslam'ın koruyucusu olduğunu, gönderdiği kitabında vaat eden Allah'ın intikamı gerçekten çok acı oluyor, kurunun yanında yaş da yanıyor.

03 - : Gerçek Atatürk Türkiye'sinden yana olan tüm vatanseverler, ulusalcılar, üniter yapıdan yana olan antiemperyalistler sanırım artık gerekli dersi aldılar, yüreklerinde özümsediler. "Peki, bundan sonra ne olacak" diye soranlara; bu küreselci emperyalist new-age şerefsizlerine, ve içimizden bunlara teşne olan soysuzlara karşı hep birlikte sonuna kadar direnirken, onlarla mücadele ederken, olayların akışını ve yönünü dikkatlice gözlemlemeye devam etmelerini öneririm. Bir kardeşiniz olarak yakın zamanda "Bir musibet bekliyorum." Hem de öyle bir musibet ki; İslâm olsun veya olmasın, tüm mazlum halkların ülkelerinin yer altı, yer üstü kaynaklarını böylesi pervasızca sömürmeye, karşı çıkanların kanını dökmeye, o topraklarda yaşayan özgür ruhlu insanlarının inanç ve kişilik yapılarını, dolarlarındaki tek göz çerçevesinde dönüştürme operasyonlarına girişmeye bir daha asla, hiç kimsenin cesaret edemeyeceği türden bir musibet. Yaşayan tüm kardeşlerim, yakın zamanda bunu da görecek, İnşallah.

Saygılarımla...

Not: Bu yazım geçenlerde Silivrideki Ergenekon-Balyoz duruşmalarında acı acı bu hakikatleri hiç korkmadan açık yüreklilikle dile getiren (http://askerhaber.com/haber/5145/albay-onsel-sonunda-patladi.html) kardeşim Kurmay Albay Mustafa Önsel'e ithafen yazılmıştır. Her şeye, her türlü zorluğa rağmen, üzülmelerini değil, zindanlarda bile olsalar sabretmelerini istirham ediyorum. Çok yakında bu coğrafyada patlayacak küresel yangın sırasında ve sonrasında onlara ve tüm vatanseverlere çok ihtiyaç olacak. Her ne pahasına olursa olsun, kendilerini zinde tutsunlar, tutmaya devam etsinler ve şunu hiç unutmasınlar: "Suçlu olup da içeri girseniz, daha mı iyiydi?"

 
mengenlim
 
ne güzel birilerini yaftalamak

afferin size birisi ulusalci düşünceden değilse garanti f cidir.. abileriniz size iyi öğretmiş.. fetullah hocayı sevmek Türkiyede ne zamandan beri suç oldu.. bağnaz laikler
 
malik yavuz / emekli işçi
 
ne yazık ki...

ne yazık ki KURTULUŞ yok ve yakın da görünmüyor. görünmüyor, pentagon güdümünde bir yerel nato ordusu "ulusal" olması söz konusu değil... her "birim" gibi pekaka ortağı mit'in başına bir gerici gelmiş SORUN değil. yine de mossad'ı kutlamak gerek. çünkü bunları gezegen kasabı'ndan da fevkalade güzel güdüyor... şu an güney afrika yahudiler egemenliğinde bir "müstemleke"... var bir "ileri" demokraaasiii de orada. elmas köleleri elmas'ı ocaklardan çıkarır, o elmas gelir tel aviv'de işlenir... o topraklarda "değerli" madenler vardır... güney afrikalılar, tüm afrika ülkelerinde olduğu gibi teneke barakalarda yaşatılırlar... şimdi mareşal oralarda "ucuz kömür" pazarlıkları yapıyor, yoksa afrikalılar turkiya nerede-yerini bilmez... demek ki faks geldi... gitti... oysa mareşal diyarbakır'a gidemez... hakkari'ye adım atamaz, makarnacılar da bu gerçeği bilir SÖZ EDEMEZ. çünkü onlar için "büyükler bilir"... onlar doğuştan boyunduruklanmış saman/talaş tıkılı kafatasları ile bir de kafatokuşturmak öğrenmiştir... biliyorlar ki BÖYLE sürmeyecek. mit'i değil, şehitlikleri ve mezarlıkları ELEGEÇİRSELER onları ne pentagon, ne izrael, ne vaşington, ne bürüksel ve ne de sümüklü halifeleri kurtaramaz... görelim o gün yerel nato ordusu KİME KURŞUN sıkar, 43 yıl pekaka bitirmediği de BİLİNEN.

 
can
 
bırakın bu işleri

ALLAH AŞKINA girin kışlanıza tel örgünün içinde sağa mı döüyorsunuz sola mı ne yapıyorsanız yapın.Bu halk verdiği vergilerden maaş alıp darbe yapan baskı yapan fişleme yapan devlet memuru askerlerden artık tiksiniyor.ALLAH AŞKINA birazda öbür dünyayı düşünün bu dünyayı yarıp yediniz zaten SALON SUBAYLARI... Ayın 15inde maaşı silip süpürmesini biliyorsanız Ulusumuzun hür iradesiyle seçtiği oylarla seçilmiş siyasi iktidara itaat etmeyide öğreneceksiniz BANKAMATİK SUBAYLARI...
 
malatyali
 
.

su yorumlari okudukca aklima hep "kurt kocayinca ite köpege maskara olurmus" atasözü geliyor. Kubilay'i katledenlerin çocukları, torunları nasil da seviniyor. Tabii "gani Allahim verdikce veriyor" degil mi :) ama bizim oturdugumuz yerden sizin basinizin üstünde biriken kara bulutlar gayet net gözüküyor. siz dünyanin nereye gittigini görmüyorsunuz. RTE'nin de Fetullah Gülen'in bu büyük oyunda kücük birer figüran oldugunu göremiyorsunuz. Biz hanciyiz sizler de yolcu. Keyifle seyrediyoruz. Oyalanin siz, biz yakinda geliyoruz. Cok kan dökülecek, kurunun yaninda yas da yanacak. Biz ona üzülüyoruz. Herkese keyifli seyirler.

 
parmak
 
gorecegiz

CIA-MOSSAD'in kucaginda esir olarak tutulan ATATURKCULER mi fetosmu...Yahudilerde odul alan ATATURKCULER mi naksideler mi.Kraliceden odul alanlar ATATRUKCULER mi fetoscular mi.Kozmik odayi basip,oradaki bilgileri MOSSAD'a veren ATATRUKCULER mi fetoscular mi...Dinler arasi diyalogla Kuran'i kerimi degistirip Ilimli Islam adi altinda pazarlayanlar ATATURKCULER mi Fetoscular mi.Kisacasi dedigim gibi cemaatci kafalardan insanliga hicbir fayda gelmedi ve gelemezde.Cemaaatci kafalara onlerine saman(din)uzerine biraz arpa(irkci kurtculuk) koy,baska hicbirsey umurlarinda degildir.Kenan Evren gibi darbe yapanlar ATATRUKCULERE mi hizmet etmis yoksa cemaatcilere mi.Kafaniz biraz basmis olsa sorunlarimizi cozecegiz ama nat mermari nato kafari...Fetoscular almis yolunu gidiyormus.CIA-MOSSAD istediklerini elde ettikleri zaman,arkanizda cekildikleri zaman,yasayabilmeniz icin camiye yardim adi altinda yolsuzluklara devam edeceksiniz.cunku karekterinizde var uc kagitcilik.karekterinizde var vatani satmak.cunku dedeleriniz vahdettin,saidi nursi ,seyh sait gibi isbirlikci kisilikler.torunlarindan baska birsey beklemek aptallik olurdu zaten.
 
danke
 
........

fazla olmaz bir hafta sonrada tsk ya fetullahın tsk sı diye yazarsınız tsk yıda kötülersiniz malumunuz tsk da fetullah hocanın bir sürü en üst rütbeden en altına kadar asker var e artık tsk yı da kötüler durursunuz
 
retkit
 
çok güzel söylemiiş

size ne 657 ye tabi değilmisiniz gidin sağ sol oynayın harb oyunu oynayın size ne bu milletin vergilerinden aldığınız maaşları devlet niye size veriyor siyaset yapasınız diye değil askerlik yapasınız diye gidin askerlik yapın hadi kışlaya
 
görecez
 
kim kacacak delik bulamayacak

atatürkcüler mü feto cularmı kim kaçacak delik bulamayacak göreceksiniz fetocular işi almış yola çıkmış gidiyor siz hala gideceğinizi düşünüyorsunuz sizin gibi adamlar olacağına feto cular olsun daha iyi sizden bir halt çıkmak ancak darbe zulum yasaklar her türlü oyun fırıldak sizde feto cular size göre daha iyi siz olacağınıza onlar olsun hiç olmassa darbe yapmazlar bu vatanın bu milletin bilgilerini satmazlar sizin sattığınız gibi masonların ellerini öpüp onlara herşeylerini vermezler sahte atatürkçüler sizi atayı koymuş sunuz öne ne yapsanız ona vuruyorsunuz feto cular sizden daha atatürkçü bu vatana bu millete hiç olmassa ihanet etmiyorlar biliyoruz ki adamlar hiç bişe olmassa allah korkusu var adamlar dan allah razı olsun askeri vesayati az da olsa kaldırırlar sizin elinizde olsa başa halkın seçtiği biri geçtimi size azcık dokandımı hadi ihanete darbe ye dersiniz onlarda yok helal olsun feto ve askerlerine sonuna kadar destekliyorum sahte atatürkçüler din düşmanlarını kınıyorum
 
parmak
 
secilmis hukumet

Oylarin %15'i calinti,%15'i merkez saga yapilan operasyonlarla el konulan oylar,sonrada kalkip bu ulkede demokrasi va, iyi yada kotu secilmis bir hukumet var diyeceksin...Demokrasi anlayisizin bu kadar zaten.Hizbullahin teroristlerini birakacaksiniz kacxmalarina goz yumacaksiniz,duzmece belgelerle insanlari iceri tikacaksiniz buna demokrasi diyeceksiniz.Deniz Feneri yolsuzlugunu hasir alti edeceksin,orkestra kurdu diye baskalarina yolsuzluk yapti etiketini yapistiracaksin buna demokrasi diyeceksin.Cemaaatciler sorulari verip universiteye sokacaksin,yemeyip icmeyip cocugunu dersaneye gonderenlerin haklarini gaspetmis olacaksin buna demokrasi diyeceksin.Iktidari elestiren basini vergi borclari uzerinden tehdit edeceksin,vakifbank'da karsiliksiz 700 milyon dolar borc vererek bir kurus etmeyenleri basin sahibi yapacaksin buna demokrasi diyeceksin.DEniz feneri davasi savcilarina sorusturma acacaksin,ama habur'da ozel makheme kurarak teroristlere sov yaptiracaksin buna demokrasi diyeceksin.12 eylul darbeleri ile sizin gibi biatci zihniyetlerin onu acildigindan haberin olmayacak sonra kalkip Evreni yargilayacagiz yalanlari ile terorist gruplarla birlikte referandum duzenleyip ulkeyi bolme noktasina tasiyacaksin buna demokrasi diyeceksin..Sonrada kalkip herkes haddini bilsin diyeceksin.tekrar soyluyorum..kacacak delik bulamayacaksinzi...
 
SİZE NE
 
SİZ KİMSİNİZ

HERKES HADDİNİ BİLMELİ BU ÜLKEDE DEMOKRASİ VE CUMHURİYET VAR İYİ YA DA KÖTÜ BİR SEÇİLMİŞ HÜKÜMET VAR VE TÜM TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN BİR BAŞBAKANI VAR HERKES HADDİNİ VE KONUMU BİLMELİ.SİYASİLERİN İŞİNE ASKER YORUM DAHİ YAPMAMALIDIR.657 SAYILI KANUNA TABİ MEMUR OLDUĞUNU UNUTMAMALI HALKA HİZMET İÇİN VAR OLAN AMİRAL GENERAL ÜSTSUBAY VE SUBAYLAR
 
Parmak
 
birsey olur

Olsun rumuzlu arkadas: Fettulahci olmasi cok onemli tabii ki.Fettulahci demek cemaatci demektir.Cemaatci demek biatci demektir.Biatci demek meslegin gereklerini yerine getirmek yerine,cemattinin gereklerini yerine getirmektir.Iki farkli cemaat arasinda i9ktidar savaslari olurken,devletin hangi kademesine hangi cematin adami getirilecek diye kavagalar yapilirken,yargiyi aleviler kaplamis diyerek yargiyi siyasallastirirken ayrimcilik olmuyorda fetosun biatci adamalarina gelince mi ayrilikcilik ya[pilmis olunuyor.Tarikatci kafa koleci kafadir.ne millete ne ulkeye nede insanliga faydasi olur.her agzinizi actiginizda darbeci olarak sucluyorsunuz insanlari ama fasit sivil darbe yapanlari demokrasi havarisi olarak goruyorsunuz.Ama at oynatacaginiz 20-30 yildir.sonrasinda sizi,kontrol ettiginiz TSK bile kurtaramayacak...nerden mi biliyorum.Kurtulusun laik Turkiye'de oldugunu insanlar anlayacak.ATATURK'un sayesinde laik toplumun faydalarini goren bu toplum uyanacak.kacacak delik bulamayacaksiniz
 
jeuneturc
 
.

^15. sira dendigine bakmayin. o eskidendi. simdilerde kare asinda. beyni kanadi ama ölmedi o sevimli insan :)
 
olsun
 
bise olmaz

fetullahçı diye bu ülkenin vatandaşı deilmi o kadar her türden adam var hiç kimse birşey demiyor dokanıyor size hazm edemiyorsunuz yazık yazık kendi kendinize zarar veriyorsunuz ayrım kayrım yapiyorsunuz parsel parsel ediyorsunuz bu zihniyet sadece darbeci zihniyeti başka böle tarikatçı fetullahçı erbakancı diye ayıran yok bir tane masonu veya hristiyanı veya yahudiyi hatta hatta yunanı dahi yazmassınız insanın aklına kötü kötü şeyler geliyor yani çok düşündürücü kime neye hizmet ediyorsunuz çok açık seçik kişi sevdiğiyle beraber dir mesut olacağınızı hiç sanmıyorum vatan bölünmez bir bütündür içindeki insanlarla beraber dini devlet işine karıştırıyorsunuz diyorsunuz ki adam fetullahçı din işi ayrı devlet işi ayrı sizde laiklik anlayışı da yok ne ise ne bırak adam görevini yapsın sanane


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
 
 
  •  


 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ

   
GÜNCEL GENELKURMAY MEHMETÇİK DÜNYADA GALERİLER ASKERRADYOTV.COM
GÜNDEM
ANALİZ
ORDUMİLLET ELELE
SAVUNMA SANAYİ
DÜNYA ORDULARI
GENELKURMAY
KARA
HAVA
DENİZ
JANDARMA
SAHİL GÜVENLİK
KKTC
AZERBAYCAN
KOSOVA
BOSNA
AFGANİSTAN
SOMALİ
LÜBNAN

LİBYA
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ATATÜRK ŞARKILARI
TSK ARMONİ MIZIKASI
KARA KUVVETLERİ BANDOSU
DENİZ KUVVETLERİ BANDOSU
HAVA KUVVETLERİ BANDOSU
JANDARMA BANDOSU
SAHİL GÜVENLİK BANDOSU
TRT ÇOK SESLİ KOROSU
MEHTER MARŞLARI
 
           
ASKERHABER.COM BIR ASKERMEDYA.COM YAYINIDIR. ASKERHABER'E, ASKERHABER.NET, ASKERHABER.INFO VE ASKERHABER.TK ADRESLERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ. AYSİMA DAGITICI BILGISAYARLARINDA BARINDIRILAN ASKERHABER.COM'UN TASARIMI GAZİ SOFT TARAFINDAN YAPILMIŞTIR. © 2011