ASKERHABER.COM ::: TARAFIMIZ TÜRKIYE
Sosyal ilan
ORG. BALANLI: "BELGELERİ DİKKATE ALMIYORLAR"
YENİ ASKERLİK KANUNU NELER GETİRİYOR?
TÜRKİYE NATO'DA 10 YILDIZ KAZANDI
4 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ, BİR ŞEHİT
ASKERDEN ROL ÇALMAK

ASKERDEN ROL ÇALMAK

  30 Ekim 2011, Pazar 00:37:58 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ASKERDEN ROL ÇALMAK

Psikolojik harekatın bu kadar ucuzuna da pes artık
56 27       Haberi Arkadaşına Tavsiye Et Yazdır..

ASKERHABER ANALİZ

Van'daki yıkıcı depremin ardından Erciş İlçe Jandarma Komutanlığı, neredeyse bütün çadır, yiyecek ve giyecek yardımlarının dağıtımını üstlenerek büyük kargaşanın önüne geçti.

Bu sırada komutanlıktan askerler, koşuşturmaca sırasında denk geldikleri anları ölümsüzleştirmek adına fotoğrafladılar.

(İLGİLİ GALERİ) BÖLGE İNSANI ASKERİYLE BÖYLE KUCAKLAŞTI

Bu fotoğraflar aslında bilinçli olarak yaratılan ve zamanla doğruymuş gibi alıştırılan algılarla gerçeğin nasıl da örtüşemediğini ve "Kürt sorunu vardır ve bu sorunun tek temsilcisi pkkdır", "Oranın insanı pkklı", "Özerlik şart" veya "Oranın insanı askeri taşlıyor" gibi dayatılan algıların altının nasıl da boş olduğunu gösterdi.

Erciş Jandarma'nın bu fotoğrafları, "Yalan algıların" yıkılmasının ve gerçeğin tokadının bir miladıdır.

Şimdiye kadar sizden asla, "Bu haberi yayın, şu fotoğrafı dağıtın" gibi bir istekte bulunmadık ama bu sefer kesinlikle bunu istiyoruz sizden.

Bu fotoğraflar ordu millet kavramının Türk Ulusu'nun 7 bin yıllık tarihinin derinliklerinden geldiğini çok açık gösteriyor.

Fotoğraflardaki çocukların samimiyeti...

İddia ediyoruz ki, hiçbir zorlama çaba, o çocukların askerin yanağını öpücüğe boğmasını sağlayamaz.

Bu fotoğraflar, bölge insanının pkkyı, BDP'yi kendi temsilcisi gibi gördüğü iddasını temelinden söker atar.

Bu kadar önemli bu fotoğrafları Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayir Kıvrıkoğlu, önceki gün toplanan Milli Güvenlik
Kurulu
'nda dizilim (slayt) olarak üyelere gösterdi.

Aslında bunun anlamı MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da üye olarak bulunduğu masadakilere, "Açılımınız, saçılımınız boş. Aklınızı başınıza alın"dı ama görmezden,  duymazdan gelmek moda olmuştu ne de olsa. Kimse oralı bile olmadı.

Sonra dün gece birden bire bu fotoğraflar basına gönderildi.

Fakat asker ile halkının kucaklaşmasını anlatan değil, "Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün hıçkırıklara boğulduğu" başlıkları ile...

Yani bütün örütbağ yayınlarında, "Cumhurbaşkanı'nı ağlatan kareler" diye yayınlanan bu fotoğrafların, en vurucu noktası özenle saklanmış, tek özelliği hala bölgeye gidemeyen Gül'ü ağlatması olarak pazarlanmıştı.

İnanılır gibi değil ama, basının geldiği nokta itibari ile üzgünüz ki durum bu.

Açık konuşalım, kimse kimseyi kandırmasın. Katıldığı onlarca şehit cenazesinde tek damla gözyaşı dökmeyen Cumhurbaşkanı Gül'ün asker ile halkın büyük bir acının ardından kucaklaşmasına ağlamasının tek nedeni ancak, "Başarısızlığını görmesi" olabilir.

Sayın Gül'ün, kendisine (SÖZDE) Kürt açılımı sorulduğunda, "Çok güzel şeyler olacak" demesiyle beraber onlarca şehidimizin cenazesini kucakladığımızı, Türk Devrimi'nin, "Güroymak" dediği Bitlis'in ilçesinin adı için, "Norşin olsa ne olur ki?" dediğini unutmuş değiliz.

*****

Hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bölgeye neden gitmediği sorulunca, "Çalışmaları aksatmamak için" gibi zekamızla dalga geçen bir cevap vermişti.

Yani askeri, sivili canı burnunda, günlerdir uyumadan enkazda bir insan daha kurtarmaya çalışan görevliler Gül gelince işi gücü bırakıp, "Tekmil" verecekler, yapılan çalışmaları anlatacaklar ve o sırada da insanlar ölecekti!

Peki Sayın Cumhurbaşkanı neden bir helikopterle bölgenin üzerinde kısa bir uçuş gerçekleştirip en azından, "Cumhurunuzun başı yanınızda" iletisi vermiyordu?

Hadi en kolayından bir soru daha.

İstanbul'da, Ankara'da; Dolmabahçelere, Çankayalara giderken kesilen yollar nedeniyle binlerce insan mağdur olurken akla gelmeyen hassasiyet, bölge insanının devletin yüzü en çok görmek istediği zaman neden esirgeniyordu?

Bunu cevabı "Yuhalanmamak" olabilir mi?

Dün itibariyle resmi olarak arama kurtarma çalışmaları sona erdi. Yani kurtarma çalışmalarını engelleme gibi bir durumunuz da yok.

O halde bölge sizi bekliyor.

Tabi sanıyoruz siz de bölge insanının sakinleşmesini...

Ne de olsa, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Yas var" deyip 29 Ekim Cumhuriyet Bayraım kutlamalarını iptal etmesinin ardından düğüne gitmeye benzemiyor.

« Önceki Haber Sonraki Haber »

Facebook Facebook Google Google Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Diigo Diigo Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo twitterTwitter Digg Digg

 
ETİKETLER : ,
Sosyal ilan
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
 
Şahinbey
 
Cemal Bey

Tebrikler; hem yazın, hemde içerik bakımından çok güzel bir yazı.
 
Cemal
 
HER SIKIŞTIKLARINDA ROL ÇALMAK, DİNCİ KAFALARIN TIYNETİNE UYGUN BİR DURUM:

Mayıs 2010'da, başta Engin Alan olmak üzere Vatansever Askerler tutuklanmaya başladığında, Balyoz iddianamesi bağlamında, başlığı "KAPAN" olan oldukça uzun (yaklaşık 14 A4 sayfa) bir yorum yazmıştım. Bu yorum Mayıs'ın ilk haftasında Avaztürk'de yayınlandı. Ardından biraz zaman geçti, bir baktım bizim yorum cemaatçilerin eline geçmiş ve bambaşka bir havaya bürünerek, roman halinde piyasaya sürülmüş. İçine şöyle bir baktım, giriş gelişme dahil ufak tefek değişiklikler dışında, sonuna kadar her şeyi ile bizim, amma velakin adamlar öyle bir sonuca bağlamışlar, benim aklım durdu, inanın şaştım kaldım. Bizim yazım Hanya sonuç odaklı yazılmış olmasına rağmen, bunların ki Fizan sonuç odaklı olmuş. Aynen attığınız bir bumerangın sonunda sizi vurması misali gibi bir şey olup çıkmış. İşte o günden sonra, yok Ergenekonmuş, yok Balyozmuş, yok Poyrazköymüş, yok bilmem neymiş, artık hiç bir iddianameye inanmaz oldum.

Son Kürt Açılımı hikayesinin kahramanlarının(!!!) hepsi ortalıkta yalancı pelevan gibi dolaşıyor ve açılımdan alınan sonuç da belli. Ama şimdi MİT'in başının Oslo görüşmeleri ve onları oraya göndereni dahil, hiç kimse bu işin suçunu üzerine almıyor kardeşim. Tüm kabahati Zübük'ün akıldanesi Beşir'in üstüne yıkmayı tasarlıyorlar, ama onun başındaki zevat buna müsade etmeyip, "anca beraber, kanca beraber" diyor.

"Mademki açılımın günahı yetmiyor, biz de arşiv depomuzda bekleşip duran, her türlü verinin toplanıp biriktirildiği kişilere ait günah galerisinden bazı ilaveler yaparız" deyip, işin KDV si niyetine, Alamanya-Bulamanya'larda suçu mahkeme kararı ile sabitleşmiş Deniz Feneri EV.nin, 2011 modeli Türkiş versiyonu Keriz Feneri'ni de üzerine vınlıyorlar, ııh yine nafile.

Tabi işin içinde cemaatin iyi sıhatte olsun simonları olunca, şöyle uzunca bir süre arkana yaslanıp, iyicene düşüneceksin. Tabi bizim simonlarda çare tükenmez, biri işlemezse, ardından diğer senaryo devreye sokulur. Bizlerde hep birlikte bekleyip, bu maçın sonunu göreceğiz.

Demokrat Zenci Obama'nın Evangelist versiyonu Zenci Condi nin yakında piyasaya çıkacağı söylenip, el altından Zübük ile ilgili kısmı afişe edilen "Condi'nin Anıları" kitabına bakıldığında, anlaşılıyor ki, her şart altında Zübük ve yakın çalışma çevresi, küreselciler tarafından mercek altına alınmanın ötesinde, deliğe süpürme vaktinin kararlaştırılma aşamasına kadar gelinmiş görünüyor. Buna tek engel, sanırım, alternatif iktidar adayı olacak parti ve lideri üzerinde yaşanan bir anlaşmazlık var, gibime geliyor.

"Organize İşler" kullanılarak Kılıçdaroğlu'nun iktidar yapılacağı küresel rüzgarlara açık bir Solumsu İleri Demokrasi Partisiyle mi devam edilecek, yoksa deliğe süprülmenin son kertesine kadar iyicene kullanıp, ardından bir veya birkaç kaset operasyonuyla doldur-boşalt yapılarak, Norşincinin iktidarı mı tetiklenecek? Yapılacak bu küresel operasyon, Türkiye ile birlikte, önce BOP'lanıp ardından herşeyleri yağmalanacak olan aday ülkelere ne getirir, ne götürür? İşte bütün bu sorular, yakında cevabını bulacak sanırım.

Gelelim, " Bu işin kaymağını önce ben yemeliyim ki, 864 rakımlı tepeden Kürdolojik Açılımın vereceği ivme ve uçuş güvencesiyle, en yakın sürede Bakanlıkların tepesine konabileyim" zannıyla açgözlülük edip, bunun başlangıç düğmesine Güroymak ilçesinde basan Norşinci büyüğümüze :))

USAK'ın cemaatçi akıldanelerini simbiyoz yaşam formlarının yaptığı gibi kullanarak, önce tüm üniversitlerin başı YÖK'ü kafesleyen bu Hazirûn, danışma kurulu zevatından aldığı son fikirlerin kıymeti harbiyesinin ne boyutta olduğu, son Hakkari ziyareti sonrası iyice ortaya çıkmış durumda.

Geçenlerde Norşinci'nin Balalayka kodlu Akıldanesi kürtlerin Norşinci'yi pek sevdiğinin bilinen gerçekler arasında olduğunu, bunun ispatına falan gerek olmadığını iddia etmesine rağmen, bunun test edilmesi imkanı da son Van Depremi vasıtasıyla doğmuşken, bizim Norşinci Hazirun, artık nedendir bilinmez, Van Seferine bir türlü gitmedi, gidemedi. Kimbilir belki ağzından çıkan "Hakkari deki hain saldırının intikamı feci olacak" cümlesinin cevabının, oraya yapmayı düşündüğü ziyaret sırasında PKK tarafından verilebileceği fikrini bir türlü üzerinden atamaması korkusundan da olabilir.

Sonuç her ne olursa olsun gerçek, bu haberin anafikri olan, Erçişteki askeri birliğin depremzedelere yardım resminin rant amacıyla kafeslenip, hazıra konma niyetiyle (aynen bizim yorumun başına geldiği gibi), altının değiştirilerek doldurulduğu salya sümüklü o bamteli cümlesinde saklı.

"Denize düşen, yılana sarılır" misali, 864 rakımlı tepeye seçilmesinden sonraki ilk askeri resepsiyon olan 30 Ağustos 2009 törenleri sırasında, zamanın GKB. Y. Büyükanıt ve çevresindeki komutanların ortasında içine düşürüldüğü acınası durumdan dolayı hepsinden nefret edip, intikam duyguları içinde terörle mücadele kapsamında elini kolunu bağladıktan sonra, yok Ergenekon, yok Balyoz vb. davaları eliyle ayaklarını kaydırmak için çok uğraş verdiği Türk Ordusu'nun oralardaki bir birliğinin depremzedelere yardım ederken çektiği bir kaç resmine bile, bizim Norşinci muhtaç hale gelmiş durumda. "Bir atlarsın çekirge yakalanmazsın, iki atlarsın çekirge yine yakalanmazsın, ama üçüncü de işte böyle yakalanırsın çekirge." Allah öyle bir Allah'ki, birilerinin ayağını kaydırmak için kazdığın kuyuya, en sonunda senin de düşmeni sağlıyor.

Norşinci'nin; bugün yayınlan bir haberin aşağıdaki içeriğine bakmasını ve kendi eseri son kürt açılımıyla iftihar etmesini isteriz :))

Bu konuşma tutanakları doğudaki bir ilde falan değil, Türkiyenin en aydınlık batı ili sayılan İzmir'in göbeğinde 07.03.2011'de tarihinde, başrollerinde Marmara Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın yönettiği KCK eğitim ve bilgilendirme toplantılarına ilişkin, küçük bir kayıt:

01 - : Biz devletleşmeye çalışırken, o devleti (Türkiye) öyle bir hale getireceğiz ki, yani lime lime boğma koparmak var ya, hani bezlerde olur artık çürür, yavaş yavaş bir süre sonra kendiliğinden yırtılır, bir süre sonra kendiliğinden çöker, işte bizim demokratik özerklikle yani konfederal sistemle yapmaya aslında çalıştığımız işte bu.

02 - : Biz bu ulus devletleri (Irak, Türkiye, Suriye ve İran) öyle bir çözeceğiz, yani öyle bir yıpratacağız ki, artık bir süre sonra kendi kendine iflas edecek duruma gelecekler. Yoksa topyekün "hadi gidelim, onu yıkalım" (düşüncesiyle bodoslamasına) değil, biz bilerek bilinçlendirerek bir şekilde onu (Türkiye'yi) zayıflatacağız. Bir süre sonra bizim yıkmamıza gerek kalmadan, kendi çökecek.

03 - : Bir süre sonra Suriye'yi dağıtacaklar. Bir süre sonra da İran kuşatılmış olacak. Yani bu muazzam kaynakların hepsine el konulmuş olacak, amaçlanan bu...

Bu son 3 maddeyi, ne niyetine istersen, bozdur bozdur harca Norşinci.

Saygılarımla..

NOT: MÜSLÜMANLIĞI İHYA AĞZI İLE KONUŞANLARIN, YENİ DÜNYA DÜZENİ İLE İMTİHANI:

01 - : BOP kapsamında Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasından başlayarak adım adım, Suriye, İran ve Azerbaycan'ın da içine alan bu rüzgar en sonunda Doğu Türkistan dahil tüm Türk Cumhuriyetlerini de içine alacak şekilde operasyon havzalarını genişletecekleri, konunun ilgilileri için malûmdur. Bu tür operasyonlar, her ülkeye özgün karakteristik yapısına, zayıflık durumlarına göre ayrı ayrı planlanmakta ve uygulama safhasında bazı revizelere uğramaktadır.

02 - : En son Libya üzerinde gerçekleşen ve içimizdeki din kafalılarınca Şeriatı ihya adına alkışlanan bu küresel operasyon, son altı ay içinde on binlerce Libyalı'nın katline, ülkelerinin parçalanmasına giden yolu da açmış durumda. Son Libya operasyonunda, deliğe süprülmekten korkup, kaleyi içerden çökertmek adına kendini koç başı olarak kullandıran bir iktidar ve sürekli Ergenekon operasyonuna uğrayan Türk Ordusunun kendisine verilen emirler doğrultusunda katılmak zorunda bırakıldığı, Nato'ya bağlı küresel emperyallerin hedefleri arasında, Yüce Allah'ın şeriatını ihya gibi bir işlevinin olduğunu, bizim dinci kafalardan ilk defa duyuyoruz.

03 - : Son Libya operasyonu yüzbinlerin yerlerinden yurdundan edilmesine, şanslı olanların dış ülkelerde mülteci olarak yola çıkmasına sebebiyet verdi. Hatta yollarda bazı gemilerin, içindeki yüzlerce mülteciyle birlikte battığını biliyoruz.

04 - : Aslında, Libya yeni yönetimi UGK, İsrail'le yaptığı 30 yıllık gizli askeri üs antlaşması dahil, tüm emperyal küresel güçlerle yaptığı antlaşmaları kamufle etmek adına, İslam şeriatını ilan etiğini açıkladı. Tarihsel gelişimleri incelediğimizde, bunun ülke parçalanmasına zemin hazırlamak için emperyallerin geçici bir süreyle müslüman saftoriklerin ağzına bir parmak bal çalmak söylenen bir yalan olduğunu açık ve seçik görüyoruz. Vakti zamanında Osmanlı'yı çökertmek için de kullanılan bu argümanın sahteliğini bizim dinci kafalara anlatmak ne mümkün? Dinci kafaya söylüyorsun Çanakkale Boğazı, adam sanıyor ...

05 - : Düşmanla işbirliği yaparak vatanına ihanet eden Fan-Fin-Fon Halife vb. dışında, hiç kimsenin dinini ibadetini sorgulamak bizlerin haddi değil, olamaz da. Nasılsa, herkes öbür dünyada eteklerindeki taşı dökmek zorunda olup hesabını vereceğine göre, senin dinin sana, benim dinim bana. Ama karşımızdaki dinci kafalar söylem bazında sıkıştıklarında hep aynı teraneye sarılıyor, karşısındaki hemen herkesi dinsizlikle suçlayabiliyor. Atatürk Cumhuriyeti karşıtı işte böyle dinci kafalara yazıklar olsun. Başka bir şey söylemiyorum.

06 - : Önceki yazılarımızda sorduğumuz haklı sorulara karşı, doğru dürüst bir cevap verememenin telaşı içinde, işine gelen tarafından yazdıklarımıza bakarak, bizleri şeriat bilmemezlik veya Müslüman olmamak ile suçlayanlara (ki bu çok ağır bir suçlamadır ve vebali büyüktür) bazı sorularım olacak:

aa - : Yeni dünya düzencileri eliyle yıkılmakta olan ulus devletlerin yerine, tek gözün emrindeki küreselciler tarafından çerçevesi oluşturulan şehir devlet yapısına evrimli köle rejimlerin, hakkını vererek Allah'ın şeriatını hakkıyla ihya edeceğine inanıyormusunuz?

bb - : Dolarları üzerindeki tek gözün betimlediği malûm varlığın herşeyin hakimi olmak için yola çıktığı bir dünyada, Allah'ın koyduğu kesin kurallar bütünü olarak bilinen Şeriat-ı Garra, hakkıyla nasıl uygulanacak?" ben çok merak ediyorum.

cc - : O çok sevdiğiniz Osmanlı Devletini 1. Dünya savaşında yıkan ana unsurlardan olan Mekke Şerifi Emir Hüseyin ve emri altındaki Arap birliklerin bu söylemlerle avlandığı İngilizlerle birlik olup, Osmanlı Askerini arkasından hançerlemesi vijdanınızı hiç kanatmıyor mu? Hz. Peygamber soyundan geldiği söylenen o aile, şimdilerde nerede ikamet ediyor ve kimlerin tavassutu altında yaşamak zorunda kalıyor?

dd - : Sürekli gevelediğiniz "Efendim Mehdi gelecek, ortalığı düzeltecek" argümanı-söylemi dışında, ağzınızda hiç başka bir sakız olmayacak mı? Fanfoş Halife'nin yanında 35 yıl köle gibi çalıştıktan sonra anlaşmazlığa düşüp, bir gece yarısı palaspandıras çiftlikten atılıp, New York ortasına terkedilen Nurettin Veren bu "Mehdi gelecek bizi kurtaracak" söyleminin sahih olmayan hadislere dayanmasının söz konusu olabileceğini ve hatta İsrailiyat kapsamına alınabileceğini bile belirtti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

07 - : Eğer Allah ömür nasip ederse, bütün bu soruların cevabını hep birlikte alacağımızı tahmin ediyorum. Buradan açıkça ilan ediyorum ki, bizler Elhamdülillah Müslümanız ve müslüman olmakla övünç duyuyoruz. Çok günahkar olduğumuzun da bilinci içinde Allah'ın rahmetine sığınma arzusuyla, helal haram dairesine mümkün olduğunca dikkat ederek, hayatımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. Bizlere göre müslümanlık, öncelikle özü sözü bir olmaktan, haram ve kul hakkı yememekten geçiyor.

08 - : Bizlerin dinci kafalardan farkı, her önümüze konan dolmayı yutmamak, önümüze konulma nedenlerini araştırmak istemenin yanında, dostu düşmanı ayırt etmek için çok okumak ve çalışmak ve Atatürk Türkiyesi nin idamesi konusundaki hassasiyetimizin fazla olmasından kaynaklamaktadır. Olay bu.

09 - : Tabi yüzyıllardan beri, İngilteresi, Fransası, İtalyası dahil, küresel şer cephesi, bu coğrafyadaki dinci kafaların beyinlerinin kıvrımlarının içindekini bile iyice çözdüğü için, son Osmanlı Devleti dahil, arabayı duvara hep toslattık. Nihayet 1919'da aramızdan akıllı birisi çıktı, "artık yeter, aynı delikten bir daha ısırılmamak uğruna, oyun planımızı artık değiştiriyoruz, yepyeni ölçülerde bir çağdaş devlet kuruyoruz" dediği ve yaptığı için, küresel emperyaller, bu beklenmedik atak karşısında afalladılar ve mağlûp oldular.

10 - : Daha sonra Empeyaller elinde tutsak olan müslüman mazlum uluslar da, aynı oyun planıyla özgürleşme yolunu takip ettikleri için, bizim kurucu öndere karşı, Emperyallerin nefretleri kat be kat arttı. 100 yıl aradan sonra ellerine iyi bir fırsat geçirince, aynı coğrafya üzerine tekrar çullandılar. Olay bu, ama at gözlüğü takıp aynı fasit dairede dönüp duran içimizdeki dinci kafalar, halâ bunu anlamıyor. Aynı delikten defalarca ısırılmalarına rağmen, hala anlamamakta da ısrar ediyor. Yazıklar olsun.

11 - : Onun, bunun şunun ortaya attığı yalan yanlış dolmaları sorgulamadan yemeyip, tek bilinmeyenin ötesinde, çok bilinmeyenli denklem şeklinde araştırma isteğimiz, başımıza "Ergenekoncu" suçlaması dahil, getirmedik belâ bırakmıyor. Ne derlerse desinler, hiç önemli de değil. Doğruluk, iyilik, hak arama, Devletimizi koruma ve saftorik müslümanları tehlikelere karşı uyarma yolunda canımızı vereceksek, seve seve feda olsun. Nasılsa, ebedi mahkeme kurulduğunda hayatımızı nasıl ve neyle idame ettirdiğimiz ve ne şekilde öldüğümüz elbette sorulacaktır.

12 - 1979 itibariyle Yaklaşık 32 yıldır önce Irak, ardından Afganistan ve şimdi de Libya'da hemde milyonlarca sünni müslümanı katleden, ırzına tasallut eden, ocaklar söndüren Amerikası, İngilteresi, Fransası, İtalyası dahil olmak üzere [Rahmetlik Mehmet Akif Ersoy'un deyimiyle tek gözü kalmış canavar (deccal) betimlemsiyle tasvir ettiği], yüz yıl öncesinin düvel-i muazzaması, bu yılın Mart ında yine biraraya gelecek, yüzlerce uçağıyla on binlerce füzesiyle, askerleriyle, Kaddafi nin hakim olduğu bütün şehirler üzerine ölüm yağdıracak, taa Nevada çöllerindeki aygıtları vasıtasıyla Kaddafi nin yerini bulup öldürtecek ve yönetimini verdiği kukla bir hükümet de, işgal güçlerinin hilâfına şeriatı ilân ettiğini söyleyecek, acaba gerçekten öylemi?

13 - : Yahu, dünyanın neresinde görülmüş zâlim domuzların sayesinde çıkan bir postun, müslümanı ihya ettiği?... Tabi bizler bu tezgahı yemediğimiz, nedenini niçinini araştırıp olayın gerçek içyüzünü ortaya koyduğumuzda, birilerinin zihnine çomak soktuğumuz ettiğimiz için olsa gerek, müslüman olmamakla itham edileceğiz ha, öylemi? Yazıklar olsun.

 
Aydemir
 
Bu olayda art niyet aramayın

Öncelikle Erciş İlçe J.K.lığı personelini,subay,assubay, uzman jandarma, uzman erbaş, erbaş ve erlerini tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanının da bu resimleri görüp duygulanmasını normal karşılıyorum. Her şey siyah beyaz kesinliğinde değildir. Ben olayda pek art niyet göremedim.
 
cesur yamanoğlu
 
ne biçim...

ne biçim soru bunlar... FAKS geldi de gitmediler mi? bekliyorlar, gelir bir ara. şimdi yürüyen tanrıçaları sarışın baayaaan cilinton geliyor... teftiş var... van-man-dan beklesin... güden ile güdülen arası müstemleke alakalarına gölge düşürmek de ne oluyor... bırakın bu işleri şakiler-cellatlar festivali düzenleyin...


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
 
 
  •  


 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ

   
GÜNCEL GENELKURMAY MEHMETÇİK DÜNYADA GALERİLER ASKERRADYOTV.COM
GÜNDEM
ANALİZ
ORDUMİLLET ELELE
SAVUNMA SANAYİ
DÜNYA ORDULARI
GENELKURMAY
KARA
HAVA
DENİZ
JANDARMA
SAHİL GÜVENLİK
KKTC
AZERBAYCAN
KOSOVA
BOSNA
AFGANİSTAN
SOMALİ
LÜBNAN

LİBYA
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ATATÜRK ŞARKILARI
TSK ARMONİ MIZIKASI
KARA KUVVETLERİ BANDOSU
DENİZ KUVVETLERİ BANDOSU
HAVA KUVVETLERİ BANDOSU
JANDARMA BANDOSU
SAHİL GÜVENLİK BANDOSU
TRT ÇOK SESLİ KOROSU
MEHTER MARŞLARI
 
           
ASKERHABER.COM BIR ASKERMEDYA.COM YAYINIDIR. ASKERHABER'E, ASKERHABER.NET, ASKERHABER.INFO VE ASKERHABER.TK ADRESLERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ. AYSİMA DAGITICI BILGISAYARLARINDA BARINDIRILAN ASKERHABER.COM'UN TASARIMI GAZİ SOFT TARAFINDAN YAPILMIŞTIR. © 2011