ASKERHABER / ANALİZ
Terörle mücadeleyi pkklı Barzani, Talabani ve ABD'ye ihale edenlerin amacı elbette başarısızlıkta hesap vermekten kaçmak.
Nihai amacın kürdistan kurulana kadar Türk Ulusu'nun oyalamak olan "terörle mücadele"yi elin silahları ile yaptığınız zaman elin şartlarını da kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü size o silahları, "Kara kaşınız, kara gözünüz değil çıkarları için" verirler"
Yoksa bütün ülkeler neden yerli silah sanayi peşinde koşsun ki?
Kurarsın NATO'ya bağlı ortak bir fabrika. Herkes silahını oradan alır, olur biter.
Bir ülkenin silahını kullanman, aynı zamanda onun egemenliğini kabul ettiğin anlamına da gelir ki, o yüzden , "Milli savunma sanayi eşittir milli egemenlik"tir
Bugün Türkiye'de hala ABD'nin desteği ile terörü yeneceğimize ve hatta kalkınacağımıza inananlar insanların olduğunu görünce şaşırmıyoruz.
Neticede Mehmetçikleri, "Battalgazi" yerine "Rambo" diye anlatan hakim basının beynini yıkadığı kitleler elbette ABD'yi kahraman olarak görecektir.
Adnan Menderes döneminde devletin elektrik dahi götüremediği köylere dağıtılabilen ve üzerinde el sıkışan ABD ve Türk bayraklarının yer aldığı süt tozlarından bugünlere gelineceği belliydi.
1930'larda uçak üretebilen bir Ulus'un bu çabasını desteklemek yerine, ABD'nin hibe verdiği ve hemen ertesi yıl tamir için milyonlarca dolar ödemeye başladığımız uçakları kabul edersen zaten, "Milli egemenliğin" yoktur.
Bu olmayan "Milli egemenliğin" bize açık açık gösterildiği günleri yaşıyoruz.
ABD'nin vereceği Predatorlar ile pkkyı avlayacakmışız!
Fakat gel gör ki, silahlı bu Predatorlar "pkkyı görecek ama vurmayacak"mış.
Hatta yine Amerika'nın satacağı 3 Süper Kobra da terör örgütünü bitirecekmiş vs.
İnsan zekasıyla dalga geçen gelişmeler bunlar.
Aslında, soyunu, dinini kurtardığı Ulus'u tarafından sürekli dayak yiyen Atatürk'ün söylediği şu sözler herşeyi anlatıyor:
"Efendiler! Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!"