MİT Ortaasya Sorumlusu, emekli Binbaşı Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde Oda TV duruşmasına bir hafta kala hayatını kaybetmesi herkesin aklına, "Suikast" olasılığını getirdi.
Kozinoğlu'nun, "Özel harekatçı" olduğunu bilenler onun, "Olası kalp krizini" aylar öncesinden önlemiş olacağını da biliyorlardı kuşkusuz. Kaldı ki Kozinoğlu'nun oğlu da BABASININ KALP RAHATSIZLIĞI OLMADIĞINI açıklamıştı.
Derken Kozinoğlu'na otopsi yapılmasına ve KANINDA ZEHİR ARANMASINA karar verildi.
Bu arada ASKERHABER dahil, Kozinoğlu'nun tıbbi suikaste kurban gittiğini düşünenler bunu kimin yapabileceğine kafa yoruyordu ve fazla düşünmemize gerek kalmadan yolumuz Atlantik ötesine, yani Fetullahçılara uzanıyordu.
(SÖZDE) davalarda onlarca askerin başına gelenleri bir kenara bırakalım, Kozinoğlu'nun ölmeden önce gönderdiği ve Aydınlık'ta yayınlanan mektupları herşeyi gösteriyordu.
Okumayanlar için özetleyeyim: "Kozinoğlu, sorumluluk alanı olarn Ortaasya'da Fetullah'ın ve onun muritlerinin maskesini bir bir indiriyordu. Bu bir kahvehane muhabbeti değil, bizzat Türk istihbaratının o bölgedeki en etkin ve önemli isminin tespitlerildi.
Kozinoğlu'nun vefatı duyulur duyulmaz Fetullah'ın yayın organlarını izlemeye başladık. Bakalım nasıl bir tavır alacaklardı? Örneğin biz ve bazı yayın organları, "Bu ölüm çözülsün, kafalarda soru işaretleri kalmasın" derken F Tipi'nin adamları neler yazacaklardı.
Çok beklememize gerek kalmadı ve KOZİNOĞLU GİZLİ TANIK OLACAKTI haberi ile kafa bulandırmaya başladılar.
Fakat nedendir bilinmez, bu yayın organlarında "Bu ölüm çözülsün, kafalarda soru işaretleri kalmasın" tavrı yoktu. Dahası, Kozinoğlu'nun ölümünü hemen Fetullah'ın çıkarları doğrultusunda kullanmaya başladılar.
Hepsi bir kenara, Kozinoğlu'nun mektubunda yer alan iddialarla ilgili Fetullah'ın hiçbir açıklama yapmaması, hani en azından bir, "Taziye ilanı" yayınlamaması dikkat çekiyordu.
Oysa herşeye maydanoz olmayı çok seven Fetullah, daha birkaç gün önce, (SÖZDE) Kürt sorunundan, TSK'nın 30 yıldır bir avuç pkklıyı biteremediğine (!) dair birçok konuda derin (!) fikirlerini bizlerle paylaşmıştı.
AKSİYON'UN HABERİ
ASKERHABER olarak Kaşif Kozinoğlu'nun tıbbi suikaste kurban gittiğine inanmamıza rağmen bunu haberlerimize, "Kesin bir dille" yansıtmaktan uzak durduk. Çünkü elimizde bir belge yoktu. Tam da bu sırada Fetullah'ın dergisi Aksiyon'un elinde belge (!) olmadan yayınladığı bir habere rastladık.
Aksiyon'un haberine göre, Kozinoğlu'na yiyecek veya içecek içinde 'alfa radyoaktivite' maddesi verildi. Bir atom küçüklüğünde olan bu maddenin vücuda girdikten sonra yaptığı en büyük etki, kalp krizine yol açmak. Radyoaktif ışık şeklinde kalbe sirayet eden alfa radyoaktivite zerreciği, kalbin yorgun düşmesi durumunda anında etki gösterebiliyor.
SPORDAN SONRA KALP KRİZİ
Kaşif Kozinoğlu'nun spor sonrası kalp krizi geçirmeye başladığı, oda arkadaşları tarafından aktarılmıştı. Alfa radyoaktivite zerrecikleri Rusya, Ukrayna gibi ülkelerde özel olarak üretilen bir nevi suikast silahı.
Çünkü tüm tetkiklere rağmen adli tıpçıların bile vücutta veya kanda asla izine rastlamayacağı bir madde. Uzmanlara göre, alfa radyoaktivite zerreciklerinin izine sadece saç telinde bir ihtimal rastlanabilir. Saç telini detaylı şekilde inceleyecek tek merkez ise Amerika'da.
*****
Gördüğünüz gibi, Aksiyon dergisi ölümü çözdü. Çünkü bunun suikast olduğundan ve suçun cemaatlerine kalacağını bildiklerinden dolayı, "Erken kalkan yol alır" misali, başkaları yazmadan kendileri yazdılar. Aksiyon'un haberinin buraya kadar olan kısmı işin, "Teknik" boyutu. Haberin can alıcı noktası ise devamındaydı.
KOZİNOĞLU NEDEN ÖLDÜRÜLMÜŞ OLABİLİR?
Ergenekon davasında Kâşif Kozinoğlu'nun gizli tanık olduğu (Bakınız KOZİNOĞLU GİZLİ TANIK OLACAKTI haberi) her şeyi anlatacağı iddiaları kamuoyuna yansımıştı.
Ayrıca Kozinoğlu'nun, eski MİT mensuplarının, generallerin ve siyasilerin yargılanmalarına neden olacak bilgi ve belgelere sahip olduğu ileri sürülüyordu.
Kozinoğlu, kendini, "Devlete hizmet eden ve amirlerinden aldığı talimatları yerine getiren biri" olarak yorumluyordu.
*****
Yani neymiş? Kozinoğlu, 5 yıldır devam eden ve tutuklu sanıklarının artık ölmeye başladığı davalardaki gerçekleri (!), yani savcıların iddialarını ispatlayacakmış ama öldürülmüş.
Burada can alıcı soruyu sorup devam edelim: "Gizil tanık olacak bir insan, Fetillah'ı hedefine alır mıydı?"
*****
Psikolojik harekat haberleri üretenlerin yöntemlerinden birisi de, "Dayanak bulma"dır. Örneğin ABD'nin Irak'taki işgalini mi övmeniz emredildi. "İyi ki işgal etti. Milyonlarca Müslümanı öldürdü" diyemeyeceğinize göre, "Saddam'ın ne kadar gaddar bir diktatör" olduğunu yazar, karamsar duyguyu yaratır ardından, "ABD 10 direnişçiyi öldürdü" gibi bir cümle kurarark olumlu algıyı inşaa edersiniz. Böylece Saddam'ı lanetlediğiniz gibi, ABD askerini kutsarsınız.
Aksiyon'un bu son haberinde de benzer bir yöntem uygulanıyor ama bu sefer, "Zıtlıkların değil paralellerin birlikteliği" kullanılıyor.
ÖZAL VE KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜM NEDENİ AYNI
Kâşif Kozinoğlu ile Turgut Özal'ın ölüm nedeninin aynı olduğu belirtildi. İki isim ölümü nedeni olarak kayıtlara "Spor sonrası yorulan kalbin aniden durması" olarak geçti.
*****
Görüldüğü gibi, suikaste uğradığına dair yıllardır kamuoyu yaratılan bir isim ile "Algılatılması istenen" isim biraraya getiriliyor ve ilkinin tespitinden ikincisine de pay çıkarılıyor
Daha da birşey yazmaya gerek yok sanırız.