Terör örgütü pkknın gizli şehir yapılaması olduğu belirtilen (SÖZDE) kürdistan Topluluklar Birliği’ne (KCK) yönelik dün sabah değişik illerde büyük bir operasyon yapıldı. İstanbul, Ankara, İzmir’in de içinde olduğu 16 ilde 50’si avukat, 100’e yakın kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan avukatların hepsinin, İmralı Cezaevi’nde yatan terörist başı ile zaman zaman haftalık olağan görüşmeleri yapan avukatlar olduğu ve bu avukatların, Öcalan’ın talimatlarını örgüte iletmek suçlamasıyla gözaltına alındığı belirtildi.
"130 TALİMATI İLETTİLER"
Bebek katilinin avukatı olan 50 kişiden Asrın Hukuk Bürosu’nda görevli 7 avukat ve 1 basın sorumlusu (SÖZDE) “KCK Önderlik Komitesi yöneticisi oldukları”, diğer avukatlar da (SÖZDE) “Önderlik Komitesi üyeliği” iddiasıyla gözaltına alındı. Savcılığın, baskını KCK’ya ait olduğu söylenen sözleşmenin “Önderlik Komitesi” maddesi doğrultusunda başlattığı belirtildi. Savcılık soruşturmada iddiaya göre Önderlik Komitesi’ne bağlı avukatların, İmralı’da yaptıkları görüşmeleri örgütsel talimata dönüştürerek, pkknın Öcalan tarafından yönetilmesini sağladıkları ve kendilerinin de örgütü yönlendirdiklerini saptadı.
ŞİFRELİ TALİMAT
Terörist başı ile yapılan görüşmelerin tutanaklarını da inceleyen savcılık, avukatların Kandil’e gönderdikleri notlarda değişiklikler yaptıklarını ve DTK, KCK gibi yapılanmalara talimat verdiklerini açığa çıkardı. Soruşturma dosyasındaki 130 talimattan bir bölümünün avukatlarca değiştirildiği tespit edildi.
TALİMATLARLA 132 ŞEHİT
Avukatların KCK Sözleşmesi’ndeki ‘Önderlik Komitesi’ne bağlı olarak çalıştıkları iddia edildi. Avukatların, Öcalan’dan aldıkları talimatları Kandil’e ilettikleri ve bu talimatlar doğrultusunda 132 kişinin şehit düştüğü saptandı. Savcılığa göre, Öcalan’la görüşmeye 3 avukat gidiyor. 3 avukattan biri farklı illerden, ikisi Asrın Hukuk Bürosu’ndan seçiliyor. Avukatlar, görüşmeden sonra büronun 4 avukatı ve basın sorumlusu Cengiz Kapmaz’la bir araya geliyor. Burada görüşme içerikleri 3 farklı şekilde nota dökülüyor. İlk notta, görüşmeye sadık kalınarak, diyalog biçiminde konuşmalar bulunuyor. Bu not Kandil’e, kurulan gizli iletişim sistemiyle gönderiliyor. İkinci notta, ilk nottaki diyaloglar çıkartılıp, sadece Öcalan’ın sözleri bırakılıyor. Buradan, örgütün alt düzeydeki üyelerinin bilmemesi istenen kısımlar çıkartılıyor. Eylem talimatlarının yer almadığı bu not daha sonra basın metnine dönüştürülerek 3. şekli veriliyor. Bu metin de örgüte yakın bir haber ajansına gönderiliyor.
ŞEHİTLERİ KİM İZLEDİ?
Bu operasyonun ardından sorular birbirini kovaladı. Bebek katili ile yıllardır görüşen avukatlar belli iken, MİT veya Emniyet tarafından teknik veya fiziki takip yapıldı mı? Yapıldı ise bu avukatların bizzat Kandil'e gittiği veya telefon vb. iletişim aygıtları ile görüşerek talimatları ilettiği belirlendi mi? Belirlendi ise toplam 132 şehit verdiğimiz saldırılar, öncesinde neden TSK'ya bildirilmedi? Onlarca askeri adım adım dinleyip izleyenler aynı yoğun çabayı terör örgütü için de gösterdi mi? Eğer gösterdi ve istihbaratları TSK'ya bildirdi ise bu konu ile ilgili bir açıklama yapılacak mı? Şehit verdiğimiz her saldırının ardından, dinlemeden tartışmadan TSK'yı ihanet içinde gösteren yandaş ve malum basın, bu haberden sonra eleştiri oklarını MİT ve Emniyet'e yöneltecek mi?