ASKERHABER / ANALİZ
"Demokratikleşme paketi" adı altında ikinci Habur'a hazırlandıklarını ima eden Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın dünkü açıklamasında yer alan bir cümle dikkatimizi çekti.
Son günlerde pkkya vurulan ağır darbenin nedenlerini sıralayan Atalay'ın, "Komuta değişince koordinasyon kolaylaştı" ifadesi "Sanki eski komutanlar terörle mücadeleyi engelliyormuş" gibi bir hava yarattı.
Oysa, "Kürt açılımının zarar görmemesi için" yaklaşık 2 yıldır askeri kışlasına hapseden ve "Yüksek tepelerden roket atar ve uzun namlulu silahlar ile şehit edilmelerine ses çıkarmayan"ların, o dönemin çuvallamasını TSK'ya yıkmasını bekliyorduk.
Dikkat ederseniz, pkkya yönelik ağır operasyonlar, MİT Müsteşarı'nın bebek katiline düşünce adamı sıfatı taktığı konuşmanın ortaya çıkmasının ardından başladı. Çünkü o ana kadar, terörle mücadele eden askerlerin pkkyı beslediği gibi tüm mantık kurallarına aykırı bir tutuma inanmaya itilen Ulus, tam da "Pkkyı iktidar mı koruyor?" sorusunu sormaya başlıyordu.
Salt bu gerçeğin ortaya çıkmaması için birden bire "Çok iyi operasyon" yapılır oldu.
Çünkü daha önce askerden esirgenen istihbarat birden verilmeye başlandı.
*****
Devasa bir samanlıkta iğne aradığınız için, terörle mücadelenin yüzde 90'ı istihbarattır.
Son 5 yıldır genelde TSK'nın, özelde ise Jandarma İstihbarat'ın telefon dinlemesi kanun ile yasaklandığı için ancak, pkk ile görüşen MİT'in yanısıra Emniyet'in lütfettiği istihbarat kullanılıyordu.
Ellerini kollarını sallayarak ilçe merkezlerine kadar gelip asker ve polisi şehit edebilecek kadar rahatlayan teröristler nasıl bu kadar garantici olabiliyorlardı.
Devlet protokolünde Diyanet'in bile arkasına atılan askerleri kim, "Civciv gibi" pkknın önüne sürüyordu.
Pkkya, karakolların dibine kadar sızabilecek cesareti kim veya kimler veriyordu?
Daha önce, sınırdan geçmeye bile cesaret edemeyen ve "ayak izleri kalmasın" diye suda yürüyerek zatürreden ölen teröristlere adeta "ring seferleri" düzenletenler kimlerdi?
*****
Daha önce yazdığımız bir bilgiyi tekrarlayalım:
"Teröristle mücadele 6 saniyedir. Mayına basıp, "Çıt" sesini duyduktan sonra ayağınızı çektiğiniz ana kadar geçen sürede veya yanından geçtiğiniz çalının içinde çıkan teröristin hışırtısını duyup geri dönene kadar geçen sürede ya da karakola bakan bir tepeye çıkan teröristin fırlattığı roketatarın birliğinize düştüğü ana kadar geçen sürede beraber şehitlerini verirsiniz. Sonrası şehadet çok nadirdir"
*****
En iyi yazı kısa olanıdır.
Ez cümle, Sayın Atalay...
YAŞ kararlarını mahkemeye götüren Jandarma Tümgeneral Halil Helvacıoğlu'nu açığa alarak "Hukuk kuralları çerçevesinde" yetkilerinizi kullanabildiğinizi ispatlamıştınız.
İşte size bulunmaz bir fırsat.
Şehitlerin aziz hatırası için, şehit ailelerinin yüreğinin bir derece dahi soğuması için; gazilerin bedduasını alacak isimlerin ortaya çıkması için, hemen o açıklamanızda bahsettiğiniz, "Terörle mücadeleyi engelleyen" komutanlar hakkında hukuki süreci başlatmanızı bekliyoruz.
Böylece Türk Ulusu da "terörle mücedele etmeyi" kimlerin engellediğini net olarak görecek ve ömür boyu lanet edeceği isimleri bilecektir.