ASKERHABER / ANALİZ
Isparta İç Güvenlik Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığı'nda temel eğitimlerini başarıyla tamamlayan 1991-4 tertip yaklaşık 8 bin er ile 520 sözleşmeli er, 2 Şubat'ta düzenlenen törenle görev bölgelerine gönderildi. Törenin haberini ASKERHABER'de okudunuz.
Buraya kadar bir sorun yok. Bu haberin yazısını ve fotoğraflarını çoğu örütbağ yayını ve gazete gibi biz de ajanslardan aldık ve yayınladık.
Etkinliğin ertesi günü ise Genelkurmay Başkanlığı resmi örütbağ yayınına TÖRENİN FOTOĞFARALARINI koydu. Fakat AJANSLAR ile Genelkurmay'ın yayınladığı fotoğraflar arasında "derin fark" vardı.
Örneğin törende askeri bir aracın üzerinde, "Yahya Çavuş, Seyit Onbaşı, Çete Ayşe ve Şahin Bey" gibi Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Savaşı'nın öne çıkan isimlerinin canlandırıldığı bir sahne düzenlenmişti.
Aracın yanında ise Başbuğ Atatürk'ün, "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları hep aynı cevherin damarlarıdır. Bu damarlar birbirini tanısın. Bu dediğim şey olduğu zaman başka bir alem görülecek ve alem dünyaya hayret verecektir" sözü asılıydı.
Yine merkez binanın duvarında Başbuğ'un Türk Ordusu'na hitaben söylediği, "Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir" ve "Ordumuz Türk Birliği'nin, Türk kabiliyetinin ve Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir" sözlerinin bulunduğu afişler asılı olan tören alanında Mehmetçiğin Kurtuluş Savaşı'na katılan askerleri canlandırdığı geçit töreni ve Zeybek gösterisi de yer alıyordu.
Ve belki de törenin en etkileyici karesi ise "Kınalı Mehmetçik"lerdi.
Genelkurmay'ın yayınladığı fotoğraflarda, "Ordu milletimizin özüdür" yazılı afişlerin yer aldığı tören alanındaki bütün Mehmetçikler ellerine ay yıldız şeklinde kına yakmışlar ve gururla gösteriyorlardı.
İşin ilginç yanı bu tip törenlerde örnek bir olay bularak ön plana çıkaran basın, bu "Tek tip kına"yı es geçmişti.
Ve nasıl oluyordu da Genelkurmay'ın yayınladığı bu fotoğraflar Türkiye'nin anlı şanlı ajanslarının ve foto muhabirlerinin gözünden kaçıyordu.
Ya da kaçmıyordu da yukarılarda bir yerlere mi takılıyordu?
İki tarafın fotoğrafları arasında büyük fark vardı.
Peki bu neyin farkıydı?