Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Orgeneral Kıvrıkoğlu hakkında verdiği "takipsizlik" kararında (SÖZDE) Balyoz için "iddia edilen terör örgütü" bile demediği, tam aksine, "terör örgütü" tanımlaması yapması dikkat çekti.
(SÖZDE) Balyoz davasında tutuklu silah arkadaşlarını ziyaret ettiği için Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu hakkında açılan soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral Koşaner ile 3 kuvvet komutanı hakkındaki soruşturma ise sürüyor.
Orgeneral Kıvrıkoğlu hakkında Hasdal Askeri Ceza ve Tutukevi'nde tutuklu bulunan askerleri ziyaret ettiği gerekçesiyle, "Silahlı terör örgütüne yardım etmek, yargı görevini yapanı etkileme ve görevini kötüye kullanmakla" suçlamasıyla başlatılan soruşturma bir süre önce takipsizlikle sonuçlandı.
Orgeneral Kıvrıkoğlu 1. Ordu Komutanı olarak görev yaptığı dönemde Hasdal Askeri Ceza ve Tutukevi'nde tutuklu bulunan bazı generalleri ziyaret etmişti.
Ziyaretle ilgili olarak Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na kimin verdiği bilinmeyen bir şikâyet dilekçesinde Kıvrıkoğlu, "Silahlı terör örgütüne yardım etmek, yargı görevini yapanı etkileme ve görevini kötüye kullanmakla" suçlandı. Şikâyet üzerine soruşturma açan Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı dosyaya 2011/434 numarasını verdi.
'ZİYARET ÖRGÜTE YARDIM OLAMAZ'
Yapılan soruşturmanın bir süre önce takipsizlikle sonuçlandığı öğrenildi. Soruşturmada Kıvrıkoğlu'nun ifadesi alınmadı. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, Kıvrıkoğlu'nun cezaevinde bulunan komutanları ziyaretinin örgüte yardım olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Kararda şu ifadelere yer verildi:
"Hayri Kıvrıkoğlu'nun Hasdal Askeri Ceza ve Tutukevi'nde tutuklu bulunan subayları ziyaret ettiği bilinmektedir. Bunun mesleki ve insani bir görev olduğu, herhangi bir suçtan tutuklu bulunan kişinin mesleki veya akrabalık, arkadaşlık ilişkisi gibi sebeplerle ziyaret edilmesi, tutuklunun suçuna iştirak veya yardım edildiğini göstermez. Böyle bir mantık hukuk prensibine uymaz. Aksi halde ceza ve tutukevlerinin ziyarete kapalı olması gerekirdi. Zira her ziyaretçi tutuklu ve hükümlünün suçuna iştirak etmiş, örgüte yardım etmiş olacaktı. Bu fiilin terör örgütüne yardım veya görevi kötüye kullanma gibi bir suçu oluşturması mümkün değildir"
ASKERHABER / HABER MERKEZİ