ASKERHABER.COM ::: TARAFIMIZ TÜRKIYE
Sosyal ilan
ASKERLİK SİL BAŞTAN. İŞTE AYRINTILAR
TARAF GAZETESİ'NİN HABERİNE YALANLAMA
ORG. BALANLI: "BELGELERİ DİKKATE ALMIYORLAR"
İŞTE (SÖZDE) BALYOZ'DAKİ GERÇEKLER
NATO'DAN "KUR'AN YAKTIK" ÖZÜRÜ

NATO'DAN "KUR'AN YAKTIK" ÖZÜRÜ

  21 Şubat 2012, Salı 13:34:12 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

NATO'DAN

Afganistan'daki ABD üssünde Kur'anı kerimler yakıldı
67 14       Haberi Arkadaşına Tavsiye Et Yazdır..

Afganistan'da NATO liderliğinde görev yapan Afganistan Güvenlik ve Destek Gücü'nün (ISAF) Komutanı General John Allen, ülkedeki bir ABD üssünde Kur'an-ı Kerimler dahil olmak üzere çok sayıda dini içerikli materyalin imha edilmesi konusunda soruşturma emri verdi.

Allen, Associated Press ajansına telefonla yaptığı açıklamada, Bagram Hava Üssü'nde Kur'anlar dahil olmak üzere dini içerikli materyalin imha edilmesinin kasıtlı bir şey olmadığını belirterek, olaydan ötürü özür diledi.

General John Allen, koalisyon güçlerinin olayı öğrenir öğrenmez imha işlemine müdahele ettiğini ve eylemi durdurduğunu ifade ederek, olayla ilgili soruşturma yapılması emri verdiğini açıkladı.

Afganlardan oluşan 60-70 kişilik bir grup da olayı protesto etmek için Bagram Hava Üssü'nün önünde toplandı.

ASKERHABER / DIŞ HABERLER

« Önceki Haber Sonraki Haber »

Facebook Facebook Google Google Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Diigo Diigo Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo twitterTwitter Digg Digg

 
ETİKETLER : ,
Sosyal ilan
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
 
Cemal
 
MİT ÜZERİNDEN AKP-CEMAAT MEYDAN SAVAŞI, ASKERLERİ KURAN YAKAN NATO GÜCÜ VE ARMAGEDDON

GİRİŞ:

Daha geçenlerde, canlı yayın araçları eşliğinde ABD'deki Evangelist Papazların Müslümanların kutsal kitabı Kuran-ı Kerim'ini nasıl yaktığını pek çoğumuz Tv'lerden izledik. Yine NATO Genel sekreteri Rasmussen'in İslam dini ve Peyagamberini aşağılayıcı mesajlar verdiğini, Türkiye'nin muhalefetine rağmen NATO Genel Sekreteliğine seçildiğini de hepimiz biliyoruz. Yine Sovyetlerin 1989'da dağılmasından sonra soğuk savaş bitiminden itibaren NATO'nun yeni konsepte geçtiğini, düşman tanımı olarak İslam Dini'ni seçtiğini ve bu bağlamda hedef düşman rengini kızıldan yeşile çevirdiğini acaba kaç kişi hatırlıyor? Zaten şu son 22 yıllık süreçte yaşanan yüksek rütbeli asker ile aydın suikastleri ve 28 Şubat süreci dahil, Türkiyenin başına ne geldiyse bu Yeni Dünya Projesi belâsından geldi.

11 Eylül olaylarından itibaren ABD Başkanı George Walker Bush'un Müslüman Dünyayı hedef göstererek Haçlı Seferleri başlattığını ağzından duyduk. Yine Libya saldırısı öncesi Fransa Lideri Sarkozy'nin Haçlı Seferlerinden bahsettiğini ve Rusya Lideri Putin'in bile bu durum karşısında tepki verdiğini biliyoruz. Irak ta yanan yakılan kurşunlanan onlarca yüzlerce cami, milyonlara varan müslüman katliamları ve hapishanelerde yapılan sistematik tecavüzleri, aşağılamaları ölen müslümanların üzerine kendilerince "altın duş" diye eğlenerek yapılan idrar seanslarının anlamı ne olabilir? Savunma Bakanı olan bir zat 1990'larda "Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak" diye bir kavramdan söz etti ve bu konuda bir kitap yazdı. Bütün bunlar aslında neyin habercisi olabilir hiç düşündünüz mü? Efendim işte bütün bunların hepsinin izdüşümü küresel oyunun üzerine kurulduğu Türkiyede kendisini Ergenekon veya Balyoz olarak gösteriyor ve dost düşman herkesi Yeni Dünya Düzeni etrafında konum almaya zorluyor.

Bu konu üzerinde kafa yoran amatör ruhlu bir arkadaşımız oldukça emek çekerek Küresel Çete ve Aileler ile ilgili bazı sonuçlara ulaşmış. Konuyla ilgili olan ve vakti olan arkadaşlar için (İnternet Adresi http://michaelsikkofield.blogspot.com/) sitesini, özellikle "Rothschild, Illuminati, Satanizm ve Yeni Çağ +18" yazısını tavsiye ederim. Oldukça ilginç görsellik ve resim içeren yazılar mevcut. Hakkını vermek lazım, arkadaş dersine iyi çalışmış.

NATO'NUN KATILACAĞI ARMAGEDDON'A BEŞ KALA, ZÜBÜK AKP'Sİ VERSUS CEMAAT SAVAŞINI KİM KAZANIR?

01 - : KÜRESEL OYUN GEMİSİNDE, DENİZE ATILMASINA KARAR VERİLEN TAYFALAR:

Yorumum sonunda yazacağımı daha başında yazayım da, bu satırları okuyanları merakta komayayım: Zübük ve çevresine toplanmış yiyici gogoycu takımın bu savaşı kazanma şansını nerede ise sıfır olarak görüyorum.

Nedeni ise şu:

Bu ülkenin başına onu göreve getirenler için bile, artık katlanılması bir hayli zor hamule haline gelen Zübük ile Avanesi'nin görevi (üç aşağı beş yukarı) belliydi, Türkiyeyi dönüştürmek üzere yapabileceklerini, ellerine gözlerine bulaştırarak bile olsa yapılmasını sağlayıp, Zübüğün millet üzerindeki kredibilitesini tepe tepe kullandılar.

Bir zamanlar bizim de başımızın püsküllü belası Tapınakçıların, Cemaatin Emniyet ve Yargı ayağında bulunanlara verdikleri gaz ve gizli suflelerle şekillenen Ergenekon ve Balyoz davaları sonunda, Türkiye Ulus devletini taşıyan kolanlar kirişler kırılmış, adeta yer ile yeksan olmuş durumda. Arta kalanlar, küresel rüzgarlara açık konumda, iyi niyet taşlarının döşenip yol gösterdiği cehennemine doğru Pupa-Yelken yol alıyor.

Şimdi sırada Suriye ve ardından İran Var. Bugünlerde ise onları iktidara getiren geri plandaki oyun kurucu küreselciler tarafından (Ön ayak) Şii Hilalinin ilk ama, önemli bir ayağı sayıldığı söylenen Suriye'yi tepelemek noktasında tıkandıkları aşikar olarak görülmekte.

Peki, Zübük her zaman yaptığı gibi, Kasımpaşalı Küheylan ayaklarında, Suriye'ye neden langırt diye girmiyor, giremiyor, Şii Hilalinin İlk Ayağını neden kıramıyor? Sebep sadece İran, Rusya ve Çin'in muhalefet etmesi mi, yoksa daha başka nedenlerde varmı? Komutanlarını hiç acımadan içeri tıkdırdığı Türk Ordusuna, Mehmetçiğin kanlarına, canlarına eşlerine çoluk çoçuğuna acıdığı için mi, Suriyenin içerisinden çökertilmesi yıkılması için çalışıyor, çabalıyor?

Efendim sebeb şu: Bizim Zübüğün Pınarhisar cezaevinde iken gördüğü enteresan bir rüyayı yorumlayan bir hocaefendinin kutsal metinlere dayanan ikazlarından korktuğu, yani Dini Metinlere dayalı bir Armageddon Savaşı'nın başlangıç noktası ve "buna ben sebep olursam yanarım" korkusundan kaynaklanıyor gibimize geliyor.

Önemli bir not: Vakti zamanında o rüyayı yorumlayan hocaefendi yine o yıllardaki konuşma babındaki sohbetlerinde 01.Mart.2003 tezkeresinin meclisten geçmemesinin çok önemli olduğunu ve bunun sağlayanlara duacı olduğunu açıkça söyler.

O yıllarda aynı hocaefendi mangası 12 kişiden oluşan, toplamı yaklaşık 1.000.000 kişiden mürekkep bir düşman ordusunun (NATO olabilir) yakın zamanda tekrar gelip bu coğrafyayı çok büyük bir ateşe bulayacağını ve bu düşman kuvvetlerine müslüman görünümlü bir kavmin de (!!!) yardımcı olacağını, her kim bu ateşe ortak olursa, olmak isterse hepsinin de helâk olacağını, önündeki kutsal metinlere bakarak söyler.

O derin hoca Irak tezkere reddinden sonra, bu son savaşın da kazasız belasız atlatılması durumunda, Allah'ın izniyle Türk'ün ve Ordusu'nun önünün artık tümüyle açık olacağını ve tarihsel olarak kendi doğal coğrafyasının tek hakimi olacağını söyler. (Bunun önemli sağlam kaynaklara dayanan bir hadis olduğu iddia olunuyor.)

Bizlerden Küresel Politikalar peşinde koşan baronlara nasihat: Madem ki Şii hilali sizi bu kadar korkutuyordu da, o zaman niye Sünni temele dayanan Saddam Irak'ını yıktıktan sonra, çoğunluk Şiileri iktidara getirdiniz kardeşim? Hakeza yine "Sünni tabana dayanan Afganistan taleban rejimini yıkarak Şii Hilalini Pakistan içlerine kadar dayandıran sizin tam 3 miyon mazlum cana mal olan sizin o kanlı politikalarınızın sonucu değilmi?"

Yine "Yoksa figüran ayakları çekilerek yutturulmaya çalışılan, bize bütün bu söylenenler ana oyunun bir parçası mı, esas ana hedef sakın Türkiye olmasın sakın?" diyesi geliyor insanın. (Hery Kissenger'ın bu konudaki son röportajından: "Küresel ve Evrensel Bir Toplum kurduktan sonra ortada Tek Kuvvet ve Tek Hakimiyet ve Tek Hükümet kalır, bu Dünya Devleti ve Süper Power'dır. Bu tarihi anla ilgili çok düş kurdum. Bu düşün gerçekleşmesine tek bir adım kaldı: İran'ın vurulması... Çin ve Rusya uykularından uyandıklarında karşılarında Tek bir Dünya Gücü bulacaklar ve ABD ile İsrail'e kafa tutma ve galebe çalmaları mümkün olmayacaktır...)

Bütün bu yaptıklarına karşın hala salakmış ayaklarına yatmakta ustalaşmış küresel oyun kurucularına: "Şii Hilaline dalmak amacıyla bizler plan yapsak, işin en zayıf noktasından yani Irak Şii Hükümetinden başlardık" diyeceğim, amma velakin her nedense bu fikrin küreselcileri pek sarmadığı görülüyor. Demek ki onlar da yukarıda anlatılan dinsel metin temelli hikayeyi biliyor olmalı ki, Türkiye'yi sonu gelmez bir Armageddon Savaşı'nın içine çekmek istiyorlar gibime geliyor. Ah hokkabazlar ahhh, alıpta kaçanmı?

Zübükgiller Tayfası na Nasihat: 1990'larda kullanılan siyasi ekiplerin yaptığı benzeri, işin önünü ardını hiç düşünmeden, sadece oyu ve veren kitleyi kutsayan, yalan yanlış verilere dayanan konuşmalar yaparak artık yol alamazsınız. Son 10 yıllık süreçte Şimdiye kadar tepe tepe kullanılanların deliğe süpürülme vakti geldi de, geçiyor.

Zübüğün bu süreci okuyamamamasının en büyük delili şu: "Yeni bir Anayasa yaptıktan sonra 2*5=10 yıl Devlet Başkanı olacağım, 2023'de ülkenin başında olacağım" aç gözlülüğü ederek, 864 rakımlı tepeye seçtirdiği Norşinci'nin, gerçekte 2012'de bitmesi gereken süresini, alavere dalavere bir operasyonla 2014 Temmuzuna kadar uzatmakla en büyük hatasını yaptı. Bu öylesine uzun bir süre ki, her geçen gün yola taş düşbülü, ayı çıkabülü, başa her türlü melânet gelebülü.

Küresecilerin önünü genel seçim arafesinde açmasından sonra, gelinen bir noktada önlerinde engel teşkil eden DSP'li Bülent Ecevit'in akibetinden, bizim Zübük ile danışmanlarının hiç ders almadığı belli alıyor. Şimdi bakın bakalım, ortada ne DSP, ne de 40.000 kişinin katili APO'yu yakalatıp Türkiye'ye getiren Ecevit ile avanesinin izi var, anlayana.

Bugünlerde, dini alanda sözde derin entellektüel geçinen Yusuf Kaplan gibi yazarların nihayet uyanıp (Yusuf Kaplan, Gülen cemaati bünyesindeki Zaman gazetesi ile TRT'deki İran yayınları için "Siyonistlerin, zorba küresel şebekelerin yayınlarından farksız... Felâket tellallığı mı yapıyorum? Ne münasebet! Asıl felâkete dikkat çekiyorum. Mesele, görünüşte, "MİT-Yargı-Emniyet" kavgasıdır; ama gerçekte, Müslümanların, her tür iktidar biçimiyle, sekülerizmle, dünyevîleşme hırsıyla ve ihtirasıyla imtihanıdır; dahası, küresel düzenbazların tuzağına düşmeleridir" ifadesini kullandı. http://www.turktime.com/haber/Yeni-Safak-Yazarindan-Zaman-ve-TRT-ye-/169974)

Akla ziyan, dev gibi kepçelerle yapılan Zir Vadisi kazıları veya ODTÜ Ormanında saçma sapan Ergenekon Silah Deposu aramalarında bulunan mühimmat, Ergenekon-Balyoz operasyonlarında tepe tepe kullanılırken sizin aslında hiç olmayan o vijdanlarınız nerdeydi acep? Cemaatle birlikte el ele gönül gönüle, devletin yetim guraba malını, hamuduyla birlikte ham-hum-şaralop götürürken yine aklınız nerdeydi? Tabi şimdi küresel fatura günün birinde önünüze çıkarılınca, yan, nasırınıza basılınca mı, yalın saf gerçek aklınıza geldi ağalar beyler? Devletin ana haber dağıtım kurumu Anadolu Ajansı ile TRT ye onca Cemaatçiyi babamız mı doldurdu? Ya, Kamu Güvenlik Müsteşarlığındaki akla ziyan %70-80'lik boyutta cemaat atamalarına ne demeli? "Çüş, oha!" derler adama.

Yenişafak gibi Zübük Tayfasına mensup gazetelerin canları yandığında feveran etmesi yukarında anlatmaya çalıştığım işin sonucunu değiştirmez. Günaydın beyler, Üsküdar da sabah oldu. Atı alan Üsküdarı geçti. Vakti zamanında küresel hedefleri olan o gemiye hiç binmeyecektiniz kardeşim. Şimdi "ya bu düzenin gereklerini yaparsın yada bu diyardan gidersin" bağlamında denize atılma zamanı. (Bak: Türker Ertürk'ün "Tramvaydan İnmek Yok" yazısı yazısı: http://askerhaber.com/kose-yazisi/974/tramvaydan-inmek-yok.html)

Eee, ne demiş atalarımız? "Bıldır (geçen yıl) yediğin hurmalar, gün gelir Sindirim Sistemini tırmalar." İşte gün o gün. Şimdilik pek sayın muhteremin Sindirim Sisteminden, 54 santimcik tırmalanmış, yani uçmuş diyorlar. "Sağlık söz konusu olduğunda akan sular durur" der büyüklerimiz. "Sonunu Allah esirgeye!" diyeceğim amma velâkin, muhalif tüm unsurlara, insanımıza çok acı çektirdiği de ayrı bir gerçek. "Sağlık söz konusu olduğunda kendi koyduğun yasanın bile arkasından dolanan senin canın can da, bizlerin ki patlıcan mı?" diye sorarlar adama.

Beşir Atalay'ın kurduğu, siyasete atıldıktan sonra ise boşaltıp ANAR'ın başına getirdiği İbrahim Uslu'nun bile resmi hiç okuyamadığı anlaşılıyor. "MİT Krizi 2014 Hazırlığı, Sadece AKP'yi Değil, Devleti Zayıflatma Saldırısıydı!" (http://www.turktime.com/haber/ANAR-Genel-Muduru-Uslu-/170049) internet adresindeki açıklamasıyla resmi okumaktan son derece aciz, oy kutsallığı bağlamında (cemaatin toplam oyu ne olabilir ki? Kursunlar partilerini, alsınlar boylarının ölçülerini) demokrasi goygoyculuğuna soyunarak, küresel oyuncuların önemli roller aldığı bu tiyatroyu oynatanların gerçek niyetini hiç anlamamış... Oyların kutsallığıymış, demokrasi tatavasıymış (Örneği Irak, Afganistan ve Libya) bunlar Ulus devletleri yıkmak ve toplumu dönüştürmek adına kullandıkları önemli araçlardır, o kadar. (Bak: Siyon Protokolleri'nin Maddeleri, http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=14046.0)

02 - KÜRESEL OYUN GEMİSİNDE, TAYFALIĞA TERFİ EDENLER:

Bu senaryoda oyun kurucu olarak nitelediğim Küreselcilerin en önemli figürlerinden Tapınakçıların Türkiye ve çevre ülkelerinde aldıkları pozisyona bakarak şunları söyleyebilirim: Küresel çerçevede, resmi en iyi okuyanlar içinde bizim Cemaat Tayfasını görüyorum. Nedeni şu: 28 Şubat sürecinde Cemaatler arasından devşirilme operasyonu yapılırken new-age çağının öncü akıl ütme gücü taşeronu olarak korkutma manşetleri çekildiğinde, adeta Yırtık Dondan Çıkar gibi ortaya çıkıp "Şiacılık ve İran konusu ise, benim bi fikrim var!" ayaklarında aşeren (çok hevesli) işte bunlardı.

1997'den itibaren 15 yıllık süreçte ne kadar yol alındığını göstermek adına, daha geçenlerde, sadece ve sadece Cemaatin Amiral gemisi Zaman da yayına çıkan New-Age Çağının öncü gücü Nato'yu Kutsayan Reklâmlar, bizim gibi düşünenler için aslında çok şey ifade diyor. Yahu yıllardır milletine kafasını ütmek adına anıran bunlar değilmiydi, "Nato'nun Gizli Orduları'nın içimizdeki uzantısı Ergenekon'u tepeliyoruz" yayınları yapan? Yoksa, bize Cambaz'a bak tiyatrosu oynatırlarken, arka planda elinize tutuşturulan dinleme, izleme, gözleme böcekleri vasıtasıyla başka işler mi çevirdiniz, ha?

Hala anlamayanlar, anlamamakta ısrar edenler için söylüyorum: Karşınızda gördüğünüz, sıradan bir Dini Cemaat falan değil: Küresel Tek Dünya Dini hedefleri olanlarla tam uyum içinde çalışan ve bu uğurda herşeyi göze alan, Hasan Sabbahvari veya bir benzeri önce Timur Ülkesinde, ardından Fatih Osmanlısı'nda yaşanan, nerede karşınıza çıkacağı hiç belli olmayan, dini söylemlerin çok ötesinde Hurufilik benzeri illûminatik bir cereyandan söz ediyoruz.

İçimizden devşirilip küresel hormon ilaçları basılarak adeta heyula haline getirilen öylesine enteresan bir yapı ki bu, önce Türkiye, ardından Türk Dünyası ve Şii alêmi dahil, tüm müslüman coğrafyayı küresel politikalara açıp, küreselcilerin, tapınakçıların kendi emelleri doğrultusunda ortamı dönüştürmek için kullandıkları en önemli argümanlardan biri diyebilirim. Bu küresel ceryanı Zübük dahil hiç kimseye yedirmezler kardeşim.

"Ya kardeşim, malı hamuduyla birlikte, ham hum şaralop diye yutmak varken bu kavga niye ki, bir barış çubuğu tüttürelim, olsun bitsin" diyen Bulamaç yapma maharetçisi ve çokça Pensilvanya Hacısı da :) olan bir yazarı var Cemaatin Medyasında. Ama Zübük ne zaman bıçak altına yatacak olsa "yiyebilirmiyiz, onun yerine konabilirmiyiz?" seanslarına başladıkları da ayrı bir gerçek.

Cemaat geçenlerde ikinci seans hakkını kullandı ve bunda da mat oldukları anlaşılmakta. Allah'ın hakkı üçtür derler, geriye kaldı bir hakları. Ecevit'in hazin sonu sürecine giren Zübük'ü bu son seansta da yiyemediklerine göre, elini çokça öpmeye devam etmelerini öneririz. Ne de olsa bükemedikleri elleri öpmeye alışıklar. 2014 Temmuzuna kadar, daha çok zaman var. Gün gelir, Zübük'ün elini büküp kızgın ilâhların önüne atacakları zaman elbet gelir :))

Cemaatle hemhal olmaya, onları (Yargı ve Emniyette Devletin Cumhuriyetin Demokrasinin temel ilkeleri yerine, cemaatin önceliklerini hedeflerini önemseyen, bir ekip olduğunu iddia edemeyiz) kutsamaya çalışan Kılıçdaroğlu ve çevresindeki Nihat Matkap'lı Yeni-CHP'nin yeni alevi kökenli ekibi CHP'nin 6 oklu kuruluş ilkelerini önemsizleştirmesi ile birlikte okullarımızda gençliğin ruhunu şekillendiren Geçliğe Hitabe ile Andımız'ın kaldırılması operasyonları dahil, çoktan küreselcilerin altına yatmış durumda.

"Sizlere direnen ulusalcı Baykal ve Ekibini, CHP'nin başından uçuran ey küreselci büyüklerimiz, vatandaşın aklını çelerek bizi seçmelerini sağlayın" diye çığlık çığlığa mesajlar gönderiyorlar. Bizler, yaşananların beyinlerimizi ütmek adına yaşatılan illüzyonvari bir tiyotro, turuncu devrim diye adlandırmamzın aksine, onlar buna "yaşasın demokrasi, yaşasın halkların özgür seçimi" diye yutturmaya çalışıyorlar.

Küreselcilerin aklı yatacak olursa, önümüzdeki süreçte %50'lik memnuniyetsiz kitlenin gazını almak üzere, Kılıçdaroğlu ve Ekibini, çok yakında iktidarda göreceğiz gibime geliyor. Küreselcilerin verdiği resmi kabul ettiğini, ülkeyi dönüştürme oprasyonlarında kullanılmaya teşne olduğunu açıkça ilan eden Kılıçdaroğlu ve Ekibi, eğer bir iktidara gelirse, bunların eliyle Ergenekon-Balyoz Operasyonları'nın belli bir dinginliğe ulaşmasının sağlanmasının ardından, özel yetkili Mahkemelerin bir şekilde halli ile içerdeki vatanseverlerin kurtarıcısı rolüne soyunması sağlanacak ve bu surette ulusalcı cenah üzerinden gelen baskının beli kırılması sağlanacaktır, gibime geliyor. İnşallah yanılırım, çünkü bu bizler için en kötü senaryo olur.

AKP'yi sağ cenahın ezici oy kitlesi üzerinde mazlum müslümanmış ayaklarına yatılarak o cenahın beyinlerini epeyi üttüler ama gerçekte ne rezilliklerin döndüğünü 7 Sütuna Manşetler altında göreceğiz gibime geliyor. Aynen guguklu saatin sarkacının sağ-sol uç noktalarda salınım göstermesi benzeri çok yakın bir gelecekte, aynı oyun sol ulusalcı veya memnuniyetsiz diğer %50'lik kesim üzerinde oynatılıp, orada da beyinlerin çoğu ütülüp, ardından pis ama yalın saf gerçekler ortaya çıktığında, gerek sağ gerekse solda adam sendeci bir nesil ortaya çıkma senaryosu, bize göre en kötü senaryo olur. Bırakın daha çok vatanseverlerin üzerine gelsinler, gerekirse milyonları içeri zindanlara atsınlar. Hiç önemli değil, hiç olmazsa saf gerçekler insanımız tarafından iyice kavranır ve ona göre pozisyon alınır.

Norşinci'ye gelince, İngiltere kökenli Tapınakçı WASP'lar onu da bir şekilde alıp, kendi küresel figürleri içine monte edeceklerini tahmin ediyorum. Ulus devletleri yıkılmış, ülke varlıkları tümüyle emperyalistler tarafından yağmalanıp, cemaatimsi bölük pörçük topluluklar haline dönüşmüş yapıların gazlarını alıp, ağızlarına bir parmak bal çalmak adına, Norşinci'yi uluslarası önemli bir görev bekliyormuş hissine kapılıyorum.

Gelelim New-Monşer tayfası saflarına katılması ile birlikte, "Ayranım ekşiii, Cafer sıçtı bez getir, cıvık sıçtı tez getir" diye bağıran her Tapınakçı'nın arkasından hemen seyirtme becerisi gösteren Davidian faktörüne: Hakkında binbir türlü iddia dolaşıyor. Kesin olan şu ki, son ABD gezisinde dışişleri koltuğundan çok öte girişimlerde eneteresan ziyaretlerde bulunduğu ve Zübüğün lulağına kar suyu kaçırdığı da ayrı bir gerçek. Bakan olduğunda "Komşularla sıfır sorun" diye kolları sıvayarak işe başladı, ama sonuç ortada işte.

Önce Libya, şimdi Suriye ve ardından İran üzerine yapılan küresel planlarla tam uyum içinde, hatta kraldan çok kralcı kesilmesi, benim de aklıma "Yalçın Küçük veya Ergun Poyraz bunu esaslı bir incelemeli" düşüncesini getiriyor ama onlar da içerde Ergenekon'dan çürüyor. Davidian isminin üzerinde önemle durulması bizlere (http://askerhaber.com/haber/4952/fidana-bir-destek-daha.html) haberine yazdığım 2 yorum makalesinde değindiğim Siyon Protokolleri ve Davut Peygamber faktörününün (http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=14046.0) bazı mahfillerce önemini hatırlatıyor.

Kendisinin özellikte atlantik ötesinde (Pensilvanya dahil) bu kadar çok gezinmesinin sebebinin Zübük ve Tayfasının başının iyice ezilmesinden sonra, AKP'nin başına geçmek olduğunu bilen biliyor. Zaten en büyük hatalarından birisinin, onu kabinesine alması olduğunu sanırım artık Zübüğün kendisi de anlamıştır sanıyorum, ama iş işten geçtikten sonra ne çare? Azizim, adam komşularla sıfır sorun sözüyle çok bilmiş edalarla bir göreve başladı, pir başladı :)), 2 yıl içinde ortada Zübüğe bir tane dost bırakmadı. Bundan sonra bırak nişan övünç madalyası takmayı veya barış ödülü vermeyi Zübüğe kim yüz verecek bakalım? Kaldı mı bir tane olsun Allah'ın enayi kulu? Ben ne diyeyim şimdi? Düşün taşın, moktur işin.

Sanki kendisi Türk değilmiş, Türklerin özelliklerini hiç bilmiyormuş, onlarla hiç karşılaşmamış, sanki aydaki yaratıklarmış da zenbille gökyüzünden inmişler gibi, Türklerin özellikleri hakkında teke-tek konuklarına ilginç sorular soran, 28 Şubat'ın en hızlı ispiyoncularından bir gammazcının yine huyu tutmuş, etki ajanı çiğanların çokça fazla bulunduğu bir medya organında dünkü yazısında sanki övermiş gibi yaparak, "tekrar milli görüş gömleğini giydi" diye tersten çakarak, ilgili yerlerin kulağına kar suyu kaçırmak amacıyla küreselcilere hitaben bir gammazname yazmış. Bunlar hiç değişmeyecekler, dün de öyleydiler bugün de öyleler, yazık.

03 - : BUNDAN SONRA NELER OLABİLİR?

Cemaatin nerede ise %90-95'i Küreselcilerin Tapınakvari oyununu, gerçek kurallarını hiç bilmediği gibi bunun üzerinde akıl yorup, düşünmesi de istenmez. Şunu adım gibi biliyorum ki, onların arkasına saklanarak, bu kadar yol almalarını sağlayan da onlar. Ben fakir onların, gücünü uzanabilecekleri yerlerin mesafesini az buçuk biliyorum, çünkü yaklaşık 18-20 yıl önce tadlarına baktık. Hedefine aldıkları kişilerin çevresini boşaltmakta öylesine ustadırlardır ki, aklınız durur. Ne kadar haklı olursanız olun, sizin için çevredeki kulaklara verilecek bir kaç sufle sonra bir bakmışsınız çevrenizde en yakınınız dahil, hiç kimse kalmamış. Size her gün gülücükler eşiğinde iki büklüm selam verenler bile, bir gün bir bakmışsınız sizi görünce başlarını çevirip kaçacak delik arar, adeta vebalıymışınız gibi davranırlar.

Anlatmaya çalıştığı bu durum o zamanki süreçte siyasi gücü bulunduran sağ cenahın bütün figürleri için (ANAP, DYP ve MHP vb.) de aynen geçerlidir. Örnek mi aryorsunuz; bu satırların yazarı işte karşınızda. Sadece devletin emaneti parasını koruyabilmek adına bu fakirin başına gelenler, tepe tepe kullanılıp işi bitme aşamasına gelen Zübük ve Avanesi için de bundan sonra aynen geçerlidir. Eskiden benim gibi küçük baılklarla uğraştıkları için haber bile olmuyordu, şimdi işin sancısı birazcık fazla olacak gibi.

2014 yılına kadar geçen süreçte Ergenekon ve Balyoz bağlamında Nato ve ABD karşıtı Vatansever İnsanlar temizliğinde tepe tepe kullanılan Zübük ve Avanesini, ABD'nin bile reddetmediği, tam tersine sahiplendiği Wikileaks Kayıtları'na bile giren milyar dolarlık yolsuzlukları dahil, ellerindeki 8-10 yıllık yok böcekmiş, yok cambazmış kayıtlarını bunları tepelemek için kullanmakta, soyguncu takımdan nefret edenlerin önüne "yiyin bunları" diye atmakta, bir nebze olsun tereddüt etmeyeceklerdir.

Zübük ve AKP'sine verilen oyların düşmemesine bakarak, şimdiki ortamda çok kuvvetliymiş gibi göründüklerine falan, sakın aldırmayın. Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek %90'yakın oyla seçildiği halde bir-iki yılda nereden nereye geldi. Şimdi hasta yatağında, adeta kafesin içindeki sirk maymunu gibi, toplumun karşısında mahkemede yargılanıyor. Yine çok güçlü görünen Tunus ve Libya Liderleri de şimdi bakın nerede?

12 Eylül Rejimi ürünü Anayasa oylaması 1982 Kasımında %58 değil tam %92 oyla kabul edilmişti. Yine o yıllarda halkın yere göğe koyamadığı, görüldüğü her yerde "Allah benim ömrümden alıp, senin ömrüne eklesin" diye dua edilen de Kenan Evren'di. Edilen duaların kabul olduğu anlaşılan Kenan Evren'in, şimdilerde çevresinde bakın bakalım, kaç kişi kalmış?

Ömrü boyunca kraldan çok kralcı geçinme cambazı yaparak, hep goygoyculukla geçimini sağlayan Mehmet Barlas gibiler bakın bakalım şimdi nerelerde, kimlerin gemisinde yol almakla meşgul? Verilen oyların kutsallığına bakarak bugünlerde mangalda kül bırakmayan Zübüğün çevresinde pozisyon alanların, ona bağlılık yemini edenlerin çok yakın bir zamanda toz duman olduğunu görürseniz, sakın şaşırmayın.

Yine Ulusal Kanal'ın H. Nebiler'inin bugünlerde yaşanan, Savcı ve Emniyet içindeki tayinlere bakarak neşe içinde aşermesinden anlıyorum ki, büyük resmi okumaktan halâ acizler. Küçücük günlük resimlere bakarak, siyaseti bildiğini okuduğunu sanan ... Bunlar daha bir yıl önce yaşanmaya başlanan sözde Arap Baharını da, Halkların Devrimi diye lanse ederek, Kalemler ve Kılıçlar Programında alkışlamışlardı. Üzerinden daha bir yıl bile geçmeden ortaya çıkan sonuç kabak gibi ortada işte. Birilerinin USMER İstanbul Başkanı Halûk Dural'ın önsezilerini onlara hattırlatması gerek.

Önceki yorumumda kısmen ele aldığım (http://www.askerhaber.com/haber/6259/basbuga-inanilmaz-suclama.html) Tapınakçıların önemli oyun kurucularından Henry Kissenger, Arap Baharı için, bakın ne diyor? 'Eski hal muhal, ya yeni hal, ya da izmihlal' Kısacası Ulus devlet bağlamında eskiye dönüş artık olası değil, ya boyun eğip kurduğumuz yapılanmalar içinde bizim arzumuz istikametinde yaşayacaksınız ya da yok olacaksınız? Olay işte bu kadar basit.

04 - : BU KÜRESEL OYUNDA BİZ ATATÜRKÇÜ VATANSEVERLERİN KONUMU:

AA - : "Cemaat-Zübük Avanesi kavgasında, bizler hangi konumda olacağız?" sorusunu soranlara "Ne Kırk Katır, ne de Kırk Satır"a razı olamayız, olmamalıyız, diyebilirim. Bu savaş bir "Benim Dayım, senin dayını döver" kavgasıdır. Bir tarafta

01 - : ABD ve Nato şemsiyesi altında İsrail'in Türkiyedeki uzantıları, ki içinde Mavi Marmara olayında ta Pensilvanyalardan Zübüğe kükreyen "bu olayda İsrail haklıdır, ilk başta ondan izin alınmalıydı" diyen malum Cemaat önderi ile birlikte, küreselcilerin herşeylerine teşne olduğunu açıklamakta bir beis görmeyen ve küresel rüzgarlara açılmaya hazırlanan bir ana muhalefet partisi ve AKP içinde aportta bekleyen Devrim Şehidi Kubilay'ın başını kesenin malûm torunu dahil, 864 rakımlı tepeyi işgal eden Norşincisi ile birlikte üniversitelerin başına atadığı ÇOMÜ rektörü benzeri, (TRT Haber’de yayımlanan Açı programında konuşan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner: Bir insanın Şii olması Hıristiyan olmasından kötü, çünkü Hıristiyan nihayetinde ehli kitaptır; üç dinden bir tanesindendir. Allah onu selamete de erdirebilir, belki cennete de koyabilir. Şii ise sapkınlık var orada dini bozmaya çalışmak var) bilûmum zerzevat takımı bulunmaktadır.

02 - : Diğer tarafta ise çok oy aldığıyla böbürlenen bugünlerde Demokrasi ve Din Havarisi kesilen Zübük tayfası. Birileri onlara Mısırdaki Hüsnü Mübarek ile Tunus Liderlerinin akibetini hatırlatması gerek. Ayrıca Küreselciler tarafından ellerine tutuşturulan Dindar Nesil Yetiştirme Projesini, bir kaç defa Pensilvanya Hacısı olan Penis Yazarımız daha geçenlerde gayet nezih bir şekilde anlatmıştı. "Sadece dindar gençlik yetiştirmeye konsantre olacak bir eğitimin Türkiye'nin kaybetmesine neden olacağını gayet tabii ki Başbakan da biliyor! Globâl Yeni Düzene entegre olmuş inançlı nesil hedefi ise son derece meşru bir hedeftir." Asım'ın nesli olacak diye izin verilen Global Proje işte bu. Allah akıl fikir versin.

BB - : Ne Zübük Tayfası, ne de Küreselci Koalisyon içinde yer alan Norşinci Tayfası bize yarar kardeşim, "bizlerin de o savaşın içine dahil olmamız lazım, en azından hangisi ehveni şerse, onun yanında bari yer alalım" tercihlerimiz arasında asla olamaz, olmamalı diye düşünüyorum. Bizlerin şu anki en büyük amacı, ne yapıp edip 1914'ler Türkiyesinde olduğu gibi, ne yapı edip Gerçek Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK'ü hakkıyla sevenlerin yanına İstiklal Şairimiz Mehmet Akif'i sevenlerin gönül birliğini sağlayıp, ulusal bağımsızlığımız noktasında buluşturmamız esas olmalı diye düşünmekteyim. Nedeni ise şu: 1950 sonrası siyasi dönemde on yıllarca Tapınakçı Masonik Kafalar bir taraftan, dinci kafalar ise diğer taraftan kendi emelleri doğrultusunda ANKA kuşunun kanatlarını ayırmaya çalıştılar. Herkes bilir ki ne kadar güçlü olursa olsun tek kanatlı kuş uçamaz. Bizlerin amacı her ne pahasına olursa olsun bu kanatları onlardan alıp ANKA'yı oluşturmak, dost veya düşman 7 düvele göstere göstere, Türk'ün özgürlüğü bağımsızlığı temelinde 7 kat semalarda bile uçurmak olmalı. Bunun için de çok çalışacağız, çalışacağız ve sabredeceğiz. Olay bu.

Kusur ettiysek affola. Kalın sağlıcakla.

Saygılarımla.

 
suat
 
cikilsin

Nato Turkiye'ye ve Ataturk'un cizdigi yola uymaz cikilmali.nato usleri de kapatilmali
 
desert eagle
 
grrr

AMERIKA!!dünyadan haberin yok, ama dünyanin bekciligini yapiyon bu ne rezil i$!!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
 
 
  •  


 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ

   
GÜNCEL GENELKURMAY MEHMETÇİK DÜNYADA GALERİLER ASKERRADYOTV.COM
GÜNDEM
ANALİZ
ORDUMİLLET ELELE
SAVUNMA SANAYİ
DÜNYA ORDULARI
GENELKURMAY
KARA
HAVA
DENİZ
JANDARMA
SAHİL GÜVENLİK
KKTC
AZERBAYCAN
KOSOVA
BOSNA
AFGANİSTAN
SOMALİ
LÜBNAN

LİBYA
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ATATÜRK ŞARKILARI
TSK ARMONİ MIZIKASI
KARA KUVVETLERİ BANDOSU
DENİZ KUVVETLERİ BANDOSU
HAVA KUVVETLERİ BANDOSU
JANDARMA BANDOSU
SAHİL GÜVENLİK BANDOSU
TRT ÇOK SESLİ KOROSU
MEHTER MARŞLARI
 
           
ASKERHABER.COM BIR ASKERMEDYA.COM YAYINIDIR. ASKERHABER'E, ASKERHABER.NET, ASKERHABER.INFO VE ASKERHABER.TK ADRESLERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ. AYSİMA DAGITICI BILGISAYARLARINDA BARINDIRILAN ASKERHABER.COM'UN TASARIMI GAZİ SOFT TARAFINDAN YAPILMIŞTIR. © 2011