Bunun sebebi, bazı tarafların yürüttükleri psikolojik harekât doÄŸrultusunda yaydıkları kara ve gri propaganda ürünü haberler. Hatırlanacağı üzere bu haberlerin ekserisi, Heron insansız hava araçları üzerine yoÄŸunlaÅŸmıştı.
“Her ÅŸerde bir hayır vardır” misali, bu saldırıların ön plana çıkardığı önemli bir husus var, üzerinde ciddiyetle düÅŸünülmesi gereken: Durumsal Farkındalık.
İngilizce terminolojide “situational awareness” olarak geçen durumsal farkındalık terimi, kabaca belirli bir zaman aralığında ve belirli bir konumda bulunulan öevredeki tüm unsurların durum, nitelik ve nicelik bilgilerine hakim olma hali olarak özetlenebilir. Bu bilgi bireysel, kurumsal ya da kurumlararası seviyede bulunabilir. BaÅŸka bir deyiÅŸle bir askerin de durumsal farkındalığından bahsedilebilir, bir kolordunun da, bir devletin de.
Durumsal farkındalık, doÄŸası gereÄŸi farklı haber ve algı kaynaklarının bir arada, eÅŸgüdümlü çalışmasını zorunlu kılar. Farklı duyu organlarının topladıkları ham bilgi, merkezi sinir sisteminde veriye dönüÅŸtürülür, veri ise gerekli eylemi tatbik etmek için kullanılır.
“OODA Döngüsü” olarak açıklanan bu süreci en hızlı tamamlayan kiÅŸi, kurum ya da organ, rakibi ya da hasmı üzerinde hakimiyet kurar.
Yani baÅŸka bir deyiÅŸle çevresindeki deÄŸiÅŸiklikler ve hasmının hareketini mümkün olan en süratli ÅŸekilde tespit edip, hasmın niyetini analiz ettikten sonra onun önünü kesmek / önlemek için en erken davranan taraf zafere ulaşır.
Dolayısıyla önceden farketmek tek başına yeterli deÄŸildir. Tespitten teÅŸhise, teÅŸhisten eyleme süratli geçebilmek esastır.
Bunun anlamı, Heron’un da, Anka’nın da, Barış kartalı Havadan Erken İhbar sisteminin de tek baÅŸlarına bir anlam ifade etmedikleridir. Bu sistemlerin topladıkları ham bilgiyi süratle birleÅŸtirmek, müÅŸterek bir taktik ve stratejik resim elde etmek, bu resmin ilgili kısmını ilgili unsurlara en hızlı ÅŸekilde iletmek ve unsurların hızlı bir ÅŸekilde eyleme geçmesi gerekmektedir.
Heron’la sızma gerçekleÅŸtiren terörist unsuru görmek mesele deÄŸildir. Heron’un varlığı da sızmalara tek başına ilaç deÄŸildir (öte yandan belli tarafın söz konusu görüntüler üzerinde yaptığı yoÄŸun manipülasyona dikkat çekmek isterim. Bu konuda ne yazık ki kamuoyuna yoÄŸun bir bilgi kirliliÄŸi pompalanıyor ve maalesef bu kirliliÄŸie karşı yeterli önlem alınamadığına üzülerek ÅŸahit oluyorum)
Durumsal farkındalık, sürati, dinamizmi gerektirir. Statik, duraÄŸan önlemler etkisizdir.
Bugün karaborsadan Stinger, SA-7, GPS, uydu tlefonu vb alan örgüt yarın karaborsadan güdümlü tanksavar füzesi, bu füze için geliÅŸmiÅŸ termal kamera vb alır. Dün havanla doçkayla saldırdığı karakola yarın güdümlü tanksavar füzesi ile saldırır, stampı kör eder, beton duvarı deler.
Baskına karşı en iyi savunma baskın yememektir.
Lojistik, asayiÅŸ, psijolojik destek, muhabere vb nedeniyle karakol kurulur ve kurulacaktır da. Tüm karakolları tümden silmek doÄŸru deÄŸildir, karakolları ortaçaÄŸ kaleleri gibi abartmak da.
Siz örgüt mensuplarının ne zaman nerede olduÄŸunu, nereye gittiÄŸini ve niyetlerini önceden tespit ederseniz o karakol kerpiç de olsa ÅŸato da olsa korunur.
Örgüt mensubu sizin mevzilerinizin dibine girmiÅŸse o zaman "sis oldu, doçka vardı, göÄŸüs göÄŸüse muharebe vardı, bomba atamazdık" türü savunmalar olur. İş, o itleri mevzinin dibine yaklaÅŸmadan bertaraf etmektir.
İstediÄŸiniz kadar mmüstahkem mevzi kurun, kartal yuvası karakol yapın. İnisiyatif baskını planlayan ve icra edendedir. Bugün RPG'yle saldırır duvara, yarın el altından farklı bir roket alır, uyduramadı kendi Kassam roketini yapar onunla saldırır.
Ondan sonra mesele "haydi baskına uÄŸradığımızda içindeki askerleri en iyi savunan karakol tasarlayalım" tarzı absürd bir seviyeye iner. Harbi psikolojik cephede kaybettiÄŸinizi tesciller, üstüne dikecek tüy ararsınız.
Nereye attığınızı ve neyi vurduğunuzu bildikten sonra M-16'nın mermisi de, Kalaşnikof'un mermisi de, Mavzer'in mermisi de aynı işe yarar.