İstihbarat örgütlerinin "Vücut dilini" izleyenler bilirler ki, "Kalp krizi" en temiz temizleme iÅŸlemidir.
Çünkü arkada soru iÅŸareti bırakmaz.
*****
KaÅŸif KozinoÄŸlu'ndan söz ediyorum.
Binbaşı olarak emekliye ayrıldıktan sonra MİT'te görevine devam eden ve pek Türkiye'ye uÄŸrayamayan bir insan.
Osmanlı'dan bakiye kalan topraklarda Türk adı yel gibi essin diye canını diÅŸine takan bir Türk.
Vücudunda iki kurÅŸun yarası vardı.
Biri Bosna'da, Sırplara karşı savaşırken diÄŸeri Afganistan'da Türk soydaÅŸlarımızı korurken saplanmıştı bedenine.
"Arap baharları" uydurmadan, ABD, İsrail veya İngiltere için deÄŸil öz be öz Türk varlığı için oralarda koÅŸturan bir insan.
Ve hedefte olacağı da malum.
Bu topraklarda ABD'nin, İngiltere'nin ÅŸunun bunun anasını aÄŸlatacak bütün vatansverler gibi O'nun da susturulması gerekiyordu.
Kendisine Oda TV piyangosu vurdu. BambaÅŸka bir ÅŸey de olabilirdi ama, "Oda TV kazanı açılmış ve o da bu kazana atılmıştı", yani arada kaynatılmıştı.
Çekirdek Türk Devleti'nin Afganistan'ı emanet ettiÄŸi bir isim ise, "Devletin gizli bilgilerini" aylardır uÄŸramadığı Ankara'daki evinde ulu orta bırakacak kadar istihbarattan uzaktı (!)
Buna sadece gülerler.
*****
Bu arada duruşma tarihi yaklaşıyordu.
Acaba, "Kozinoğlu ne anlatacaktı?"
Tek tek olayları saymasa bile, "Bu sözde davalar ABD ve Fetullah organizasyonu" deseydi en azından bu saçma davaların MİT parantezini kapatmış olmayacak mıydı?
Malum... TSK daha önce kendisi ile ilgili parantezi kapattı ve sözde davaların sakil ve yıkma amaçlı olduÄŸunu defalarca vurguladı.
*****
KozinoÄŸlu'nun vefat haberini aldığımızın ertesi gün haber toplantısında, "YandaÅŸ basını dikkatli takip edelim" dedik ve çok geçmeden de karşılığını aldık.
Bu sefer Bugün gazetesinden Adem Yavuz Arslan'a öne çıkma emri verilmiÅŸ ve, "MİT'Çİ KOZİNOÄžLU SIRLARIYLA GİTTİ" baÅŸlıklı bir makale yazması istenmiÅŸti.
Yazının en can alıcı noktası, KozinoÄŸlu için, "Gizli tanık olmayı kabul ettiÄŸi" iddiası idi.
Bu tip, "Kalp krizi" operasyonlarına imza atan odaklar, hemen ardından suyu bulandırmak ve ilk kurÅŸunu atan olmak için dezenfarmasyona baÅŸlarlar ve çoÄŸu zaman yazıya imza atan kalemin bundan haberi bile olmaz.
Bunda da aynısını yaşadık.
KozinoÄŸlu gizli tanık olarak örgütün (!) tüm suçlarını anlatacakmış ama bir türlü bulamadığımız malum Ümraniye Terör Örgütü onu susturmuÅŸ.
Yani savcılar "Komedi dükkanına" dönen davalar konusunda kamuoyunu tatmin etmek için kullanılabilecekleri gizli tanık (!) KozinoÄŸlu'nu özel koruma altına almayı düÅŸünmemiÅŸler.
Ve malum odaklar hiçbir hastalığı olmayan bir insan için, "Kalp krizi" seçeneÄŸini uygun görmüÅŸler.
Gelinen tıp teknolojisinin otopside bile bulunamayan ilaçlarla kalbi durdurduÄŸunun bilindiÄŸi bir ortamda, KozinoÄŸlu'nun ortadan kaldırmak isteyenlerin, "Böbrek yetmezliÄŸi" veya "Kanser" gibi seçeneklerle uÄŸraÅŸması beklenemezdi.
Biliyoruz ki, bu sözde davalarda yakında makyajı akacak olanlar kimse, KozinoÄŸlu'nun katilleri de onlardır.
*****
KozinoÄŸlu'nun kahramanlığına dair ne söylesek, "KörelmiÅŸ vicdanlardan sekecektir".
BaÅŸbuÄŸ Atatürk'ün bile hain ilan edilebildiÄŸi bir ortamda O'nun kahramanlığının duyurulmasını tarihe bırakalım.
Emin olduğumuz birşeyi yazalım.
Kozinoğlu sırlarıyla gitmedi.
Çünkü iki kiÅŸinin bildiÄŸi asla sır deÄŸildir.
O diÄŸer kiÅŸiyi de elbet tarih yakında çıkarır.