Son günlerde Atatürk’ün GençliÄŸe Hitabesi üzerinde tartışmalar sıkça yapılmaya baÅŸlandı. Bir taraf Atatürke saldırırken, diÄŸer taraf savunmaktadır. Konu tartışma düzeyinde tutulabildiÄŸi takdirde sonuçlarının olumlu olma ihtimali yüksektir. Çünkü bir konunun tartışılması ve gündemde tutulmasının hem iyi ve hemde kötü yanları vardır. İyi ve güzel ÅŸeyler ancak medeni seviyede yapılan tartışmalarla sahiplenilir, kökleÅŸir ve saÄŸlamlaÅŸtırılır.
Bir yerlerden aldıkları talimatlar gereÄŸi Atatürk’ü ve eserlerini aÅŸağılamayı görev edinip insanları Atatürk’ün eserleri üzerine saldırtarak O yüce insanı küçük düÅŸürebileceklerini sanan gafiller bir kere daha yanlış içinde olduklarını anlayacaklardır.
Hayatlarının hiç bir döneminde kendilerine Atatürk’ü tanıma imkanı verilmeyen saldırganlar bu vesile ile Atatürk’ün NUTUK isimli ölmez eseri ve bu eseri taçlandıran GençliÄŸine Hitabesi ile karşılaşıyorlar.
Eminim ki, karanlık mihraklarca Atatürk düÅŸmanı olarak ÅŸartlandırılan beyinler, o kendi küçük ama anlamı ve iÅŸlevi çok kapsamlı olan hitabeyi okuyunca ÅŸaÅŸkına dönmüÅŸlerdir. Çünkü ilk defa böyle ÅŸeyler duyuyorlar. Bugün çevrelerinde yaÅŸananlara bakıyorlar, Hitabede anlatılanlara bakıyorlar. O yüce insanın 75 sene önce bugünleri aynen tarif ettiÄŸini görerek belki de utanıyorlar. Gördükleri baskı yüzünden birÅŸey söyleyemeseler dahi beyinlerinde “biz ne yapıyoruz”ÅŸeklinde soru iÅŸaretleri ile baÅŸbaÅŸa kalıyorlar.
İşte baÅŸlangıçta kötü gibi görünen ama hayırlara vesile olan iyi taraf budur. Birileri kitleleri bügüne kadar tanıtmadıkları ve tanımaması için çaba harcadıkları Atatürk’e saldırtarak hayatlarında belkide ilk defa Atatürk ile karşı karşıya gelmelerini saÄŸlıyorlar. “Biz bu yazılanların nesine düÅŸman oluyoruz. Orada benim gerçeÄŸim anlatılmış” diyerek kendisini maÅŸa gibi kullanan karanlık kafalıların gerçek yüzleriyle tanışıyorlar. Onlara olan güvenlerini sorgulamaya baÅŸlıyorlar.
İşte kritik an bu andır. Bundan sonra bu kiÅŸilere karşı yapılacak muamele bunların hain olduklarını iddia edip onları aÅŸağılamak ve kırmak deÄŸildir. Yapılması gereken onların kafalarında ilk defa oluÅŸan soruların doÄŸru cevaplarını vererek onları kazanmak olmalıdır. Gerçek Atatürkçülere düÅŸen iÅŸte budur.
Biz biliyoruz ki; Atatürk için gençlik herÅŸeydir. Gençlik, Türk toplumu içinde Atatürkün güvendiÄŸi ve devrimlerini yaparken sırtını dayadığı tek kesimdir. Atatürk’ün güvendiÄŸi gençlik Cumhuriyetin bekasının güvencesidir. Türk gençliÄŸi Devletimizin sonsuza kadar yaÅŸamasının teminatıdır.
30 AÄŸusos 1924'te BaÅŸkomutanlık Meydan Muharebesinin yapıldığı Dumlupınar'da yaptığı tarihi konuÅŸmasında Gazi; bağımsızlık mücadelesini anlatır ve konuÅŸmasının sonunda, "Mutlaka kazanılması gereken yeni savaşımızın medeniyet savaşı olduÄŸunu" belirtir ve sözlerini gençliÄŸe verdiÄŸi önemi gösteren ÅŸu ifadeleriyle tamamlar.
"...Son sözlerimi özellikle memleketimizin gençliÄŸine yöneltmek istiyorum. Gençler; cesaretimizi arttıran ve sürdüren sizsiniz. Siz almakta olduÄŸunuz terbiye ve irfanla, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız.
Ey yükselen yeni nesil!... Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk. O’nu yücelterek yaÅŸatacak olan sizlersiniz....”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti'dir. Yukarıdaki sözlerinden de açıkça anlaşılacağı gibi Gazi, bu eserinin muhafaza ve müdafaasını Türk GençliÄŸine emanet etmiÅŸtir. Türk GençliÄŸine olan sonsuz güvenini CHP’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasındaki İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat sürede okuduÄŸu NUTUK isimli eserini bitirirken söylediÄŸi "TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ"ile tarihe kazıyan Atatürk bu ÅŸekilde ülkenin geleceÄŸini de teminat altına alıyordu.
Åžimdi Nutuk'a bir bakalım. Nutuk'un son bölümündeki "Türk GençliÄŸine Bıraktığım Emanet” kenar baÅŸlığı altında söylediklerini görelim.
" ....Baylar; Bu söylevimle, milli varlığı sona ermiÅŸ sanılan bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniÄŸin en son ilkelerine dayanan milli ve çaÄŸdaÅŸ bir devleti nasıl kurduÄŸumu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaÅŸtığımız sonuç; yüzyıllardan beri çekilen milli yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu kutsal yurdun her köÅŸesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliÄŸine kutsal bir emanet olarak bırakıyorum”
Gazi bu sözlerini müteakip, "EY TÜRK GENÇLİĞİ" diye baÅŸlayan meÅŸhur hitabını yapar ve sözlerini, "Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte bu ahvâl ve ÅŸerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır... Muhtaç olduÄŸun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” ÅŸeklindeki ölümsüz talimatı ile bitirir.
Tarihin hiçbir devrinde hiçbir lider ülkesinin gençliÄŸine bu kadar güvenmemiÅŸ ve bu güvenini bu ÅŸekilde ortaya koymak cesaretini gösterememiÅŸtir. Cumhuriyetin emanet edildiÄŸi bütün Türk çocukları için kutsal bir armaÄŸan olan bu veciz sözler dün olduÄŸu gibi bugünde güncelliÄŸini korumaktadır. Cumhuriyet devam ettiÄŸi sürece de koruyacaktır.
Bugün deÄŸiÅŸtirilmek için üzerinde çalışmaların devam ettiÄŸi 1982 Anayasasına göre her Türk, Atatürkçü ideoloji ile yetiÅŸtirilmek, yani her Türk Atatürkçü olmak zorundadır. Çünkü Anayasamızdaki bütün kural ve kaideler Türk insanının Atatürkçü DüÅŸünce doÄŸrultusunda yönetilmesini saÄŸlayacak tarzda oluÅŸturulmuÅŸtur. Anayasanın yürürlükte olduÄŸu otuz sene zarfında yapılmış olan 17 deÄŸiÅŸiklikte Anayasa’nın Atatürkçü İdeolojiye dayanmasını perçinleyen maddeleri aynen muhafaza edilmiÅŸtir.
Anayasamızın öngördüÄŸü ÅŸekilde Atatürkçü olabilmek, O'nu anlayabilmek, anlatabilmek ve yaÅŸayabilmek için NUTUK isimli eserin katkısı çok önemlidir. Kanaatime göre AtatürkçülüÄŸün temelini de NUTUK; bilinmeden, irdelenmeden, öÄŸrenilmeden bir diÄŸer deyiÅŸle NUTUK hıfzedilmeden Atatürkçü olunmaz ve Atatürkçülük'ten bahsedilemez.
NUTUK' u anlayamamış olanların Atatürkçülük anlayışının kuru kuruya bir Atatürk sevgisinden öteye gitmesi mümkün deÄŸildir. Yine NUTUK bilinmeden gelen Atatürkçülük öÄŸretisi temel yapmadan toprak üzere yükselen gökdelenlere benzer.
NUTUK; 1919-1927 yılları arasındaki dönemde cereyan eden siyasi, askeri, sosyal ve ekonomik olayları tarihi seyri içinde mantıki bir sıra ilke anlatır.
NUTUK; öncelikle Türk'ü tanıtır, Türk'ün kim olduÄŸunu, nereden gelip nereye yöneldiÄŸini, bu coÄŸrafyada varlığımızı nasıl koruyacağımızı, kendimizi çevremize ve dünyaya nasıl kabul ettireceÄŸimizi, varlığımızı geliÅŸtirmek için hangi temel esaslar üzerinde çalışmamız gerektiÄŸi gibi hususların açık cevaplarını verir.
NUTUK; canlı bir tarih kitabıdır. Bu kitapta tarihi, edebi, felsefi bir ifade ile Türk milletinin var oluÅŸ mücadelesinin destanî anlatımını görürüz.
NUTUK; milletimizin hayatında yer alan vazgeçilemez duyguları, fikirleri ve eylemleri bir araya getiren düÅŸünce ve uygulamaları bir bütün olarak ele alır.
NUTUK' ta; Türk Milleti, Türk Anayurdu, Türk'ün onurlu yaÅŸayışı, Türk'ün gurur kaynakları, Türkün yetenekleri, Türk'ün bağımsızlık ve özgürlük anlayışı gibi kavramlar anlatılır. Bu kavramlarla birlikte, binlerce yıllık Türk tarihi ve Türk kültürünün nasıl günümüze gelip duygulardan düÅŸüncelere, düÅŸüncelerden eylemlere dönüÅŸtüÄŸü ve Türk'ün yok oldu dendiÄŸi bir anda yeniden nasıl tarihi varlık olarak doÄŸduÄŸu bizzat devletimizin kurucusu tarafından millete aktarılır.
NUTUK' ta; yukarıda açıklananların karşısında yer alan duyguların, düÅŸüncelerin ve davranışların nasıl tarih sahnesinden yok oldukları ve eriyip gittikleri de anlatılır.
NUTUK; Türklük karşıtı küresel odakların ve onların içimizdeki iÅŸbirlikçileri tarafından yapılan bütün engelleme gayretlerine raÄŸmen okunduÄŸu 1927 tarihinden itibaren geçen 85 yıl içinde ülkemizde en fazla basılan ve okunan temel eser niteliÄŸini korumuÅŸtur. Bu geliÅŸme Atatürkçülük açısından sevindiricidir.
Atatürk'ün GeçliÄŸe Hitabı hacim olarak çok küçük olmasına raÄŸmen içerik açısından çok ağırdır. Türkiye Cumhuriyetinin milli menfaatlerini ve milli hedeflerini bünyesinde saklamaktadır. Aslında Nutuk’un son paraÄŸrafını teÅŸkil eden olan bu küçük hitabede toplam üç ciltlik NUTUK isimli eserin tam özeti bulunmaktadır. Burada Türk GençliÄŸine verilen emanet ve verilen görevler ağır olması yanında gençlere büyük sorumluluklar da yüklemektedir.
Yani bu görevlerin yerine getirilmesi iÅŸi ciddi çabalar gerektirmektedir. Plânlı, proÄŸramlı ve sürekli titiz bir çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Åžahsi sorumlulukların alınmasını ve bu sorumlulukların yerine getirilmesinde meydana gelecek güçlüklere fikren ve fiziken hazırlıklı olunmasını gerektirmektedir.
İnanıyorum ki; NUTUK ve GENÇLİĞE HİTABE Türk gençlerinin aydınlık ellerinde sonsuza kadar yaÅŸatılacaktır.