MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı kurtaran yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda 12,5 saatlik zorlu görüşmelerin ardından 264 oyla yasalaştı ve Gül tarafından hemen jet hızıyla onaylandı.
Peki bu ifade vermeme-verdirmeme telaşı neden?
Yargıdan kaçırılan nedir? Doğru işler yapanlar, bu ülke için iyi şeyler yaptığı iddiasında olanlar toplumun bilmesinden neden korkarlar?
Bu yasanın kimin için çıkarıldığı ve korunan Hakan Fidan'ın Oslo'da hain teröristlerle neler konuştuğunu merak ediyorsanız ki, bence edin arama motoruna "Hakan Fidan ve pkk" yazın neler olduğunu görürüsünüz.
Bu andan itibaren bu ülkede olan her terör eylemi, her cinayet şaibelidir.
Bazıları koruma altına alınıyorsa, bakan da, "MİT'çiler suç işleyebilir" diyorsa daha tartışacak bir şey yok, her şey ayan beyan ortada.
Ayrıca hatırlatırım, bu iktidar halkın Yüzde 93'ünün onayladığı 12 Eylül Anayasasını değiştireceğini söyledi ama YÖK'ünü, Devlet Güvenlik Mahkemesi kökenli özel mahkemelerini, seçim barajını, vs bayıla bayıla lehine kullandı.
İrticai faaliyetlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından kesinleşmiş bir iktidardan demokratikleşme beklemek ancak Aziz Nesin'i bir kere daha haklı çıkartır. Gerçi halkın yarısı demokratikleşmeyi türban ve din eksenli yaşamak olarak algıladığından onlar için pek bir sorun yok.
Seçilmiş ya da atanmış fark etmiyor; Türkiye’yi yönetenler ortadan ikiye bölündü.
Bir tarafta bugüne dek Ergenekon, Balyoz, Oda TV ve Andıç gibi soruşturmalarda birçok asker, gazeteci, akademisyen ve siyasetçiyi ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’ suçlamalarıyla içeri atan özel yetkili savcılıklar ve birlikte çalıştıkları emniyetçiler, diğer tarafta bir zamanlar bu savcılara büyük destek veren siyasi irade. Yakın bir zamana dek gayet iyi anlaşan bu iki kesimi bugün bir satranç maçının rakipleri haline getiren neden ise Türk istihbarat tarihinin en ilginç isimlerinden biri olan Hakan Fidan...
Kozanoğlu görevdeyken tutuklanırken MİT kılını bile kıpırdatmadı.
Başbakan, meydanlarda bangır bangır, "Bunlar bize iftira atıyor... Pkk ile görüşmüyoruz "Olaylar ortaya çıktıktan sonra, "Biz görüşmeyiz, devlet görüşür" Şimdi ise, "Biz görevlendik, görevleridir yapacaklar tabi" Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
AKP için düşüşün başladığı noktanın tam üzerinde duruyoruz. Fakat bu defada karşımızda iktidarı devire bilecek güce ulaşmış bir cemaat bombası var. Önemli olan bu bomba nasıl etkisiz hale getirilecek. Çünkü bu bomba AKP'den den kat ve kat etkili daha yıkıcı bir bomba.
Cemaati tasfiye etse, hapiste yıllardır boş yere yatan insanlar dışarı çıkacak. O zaman AKP'ye oy verenler, "Nerede hata yaptık diyecekler" bu da oy kaybı, hatta başkanlığını engelleyecek. Tasfiye etmese kendi adamları içeri girecek belki ağızlarından bir şeyler kaçırıp söyleyecekler, bu da oy veren seçmenlerine nerede hata var sorusunu sormaya başlatacak.
Dilerim AKP ve ona oy verenlerde biran önce bu bombanın tahrip gücünü görür ve ona göre davranırlar.
Son söze: "Fidan çoktan mahkûm oldu. Bu kadar alavere dalavere olmaz. Paşa paşa savcılığa gitmeliydi, bize kötü örnek oldu vesselam"